(1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde verilen 31.01.2008 tarih ve 2006/1134-2008/137 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, Havayoluyla yurtdışına gitmek için bilet aldığını ancak havaalanına zamanında gelmediğinden bahisle uçağa bindirilmediğini ileri sürerek, iade edilmeyen 170,00.-TL. bilet ücreti ve 600 Euro tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın tüzel kişiliği bulunmayan THY Müşteri Hizmetleri Yetkilileri davalı gösterilerek açıldığından husumet yokluğundan davanın reddinin gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı olarak gösterilen THY Müşteri Hizmetleri'nin tüzel kişiliğinin bulunmadığı ve ıslah yoluyla da davalının değiştirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, havayoluyla yolcu taşımasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, dava dilekçesinde THY Müşteri Hizmetleri Yetkililerini davalı olarak göstererek dava dilekçesini vermiş ve 11.12.2006 tarihli dilekçesiyle de dava açma iradesinin THY'ye karşı olduğunu açıklamıştır.
Davanın, Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığı aleyhine açılması gerektiği sabit olmakla birlikte, somut olayın özelliği gereği davacının temsilde hataya düştüğü sonucuna varılmak gerekir. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre de temsilde hata halinde dava husumetten hemen red edilmez, doğru hasma yöneltilmek üzere davacı tarafa süre verilir ve sonucuna göre hüküm kurulur.
Somut olayda, davacı tarafından dava açılırken yapılan temsildeki hata niteliğindeki noksanlığın, davacı tarafça sonradan verilen dilekçeyle giderilmiş olmasına ve davada THY Anonim Ortaklığı'nın vekili tarafından temsil edilmiş bulunmasına göre, Mahkemece husumetin tüzel kişiliğe yöneltilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy