(6762 S. K. m. 692, 693) (2004 S. K. m. 265)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Asliye 1. Ticaret Mahkemesince verilen 06.03.2008 tarih ve 2008/115 D. İş sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden (borçlu) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz eden (borçlu) vekili, ihtiyati hacze dayanarak yapılan çekin kambiyo senedi niteliği taşımadığını, zira keşide yeri olarak Merterin gösterildiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını itirazen talep etmiştir.
Alacaklı vekili, itirazın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, itirazın İİK.'in 265. maddesinde sayılan nedenlerden olmadığı gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati hacze itiraz eden (borçlu) vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkin olup, İİK.'in 265. maddesinde borçlunun kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı itiraz edebileceği hükme bağlanmıştır. Anılan madde de sayılan itiraz sebepleri şekli nitelikte olup, sınırlıdır.
Uyuşmazlık, keşide yeri MERTER olarak gösterilen çekin kambiyo senedi niteliği taşımadığına ilişkin itirazın İİK.in 265. maddesi kapsamında olup olmadığını noktasında toplanmakta olup, mahkemece, itiraz anılan yasa kapsamında bulunmadığı sonucuna varılarak itirazın reddine karar verilmiştir.
TTK'nın 692. maddesi çek'in unsurlarını, 693. maddesi ise, unsurlara ilişkin noksanlıkların doğuracağı hukuki sonuçları düzenlenmiştir. Buna göre keşide yeri TTK'nın 692/5. maddesi ve kendi uyarınca çekte bulunması gereken unsurlardandır. Aynı Yasa'nın 693/son maddesi uyarınca da keşide edildiği yer gösterilmeyen bir çek, keşidecinin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde keşide edilmiş sayılır.
Öte yandan, poliçede de olduğu gibi çek'te de keşide yerinin belli ve mümkün bir yer olması yeterli olmasına rağmen, yasada öngörülmemekle beraber, uygulamada, keşide yerinin idari bir birim olarak gösterilmesi gerektiği kabul edilmektedir. İdari birim olmayan keşide yerleri, keşide yeri olarak kabul edilmez ve bunun sonucunda da çekte keşide yeri gösterilmemiş sayılır. Dolayısıyla, böyle bir senet yasal olarak çek kabul edilemez. (Gönen Eriş, Açıklamalı-İçtihatlı Uygulamalı Çek Hukuku 5. Baskı, Ankara 2004, sh29)
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, İhtiyati hacze itiraz eden (borçlu) vekilinin itirazının ilke olarak İİK'in 265. maddesindeki ihtiyati haczin dayandığı sebepler kapsamında olduğu nazara alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati hacze itiraz eden (borçlu) vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın ihtiyati hacze itiraz eden yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın istediği halinde temyiz edene iadesine, 09.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy