(818 S. K. m. 41, 43, 49)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şişli 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.12.2007 tarih ve 2005/1404-2007/2194 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Sultan Gümüş Başaran tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Güneşli Şubesi'nde döviz tevdiat hesabı bulunduğunu, hesapta bulunan 2.119,56 Euro'nun isim benzerliği nedeniyle 1970 doğumlu, İsmail oğlu Ahmet K.'in Güngören Vergi Dairesine olan borcundan dolayı haczedilerek, Vergi Dairesi hesaplarına aktarılmasından dolayı maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, 2.119,56 Euro'nun 12.08.2002 tarihinden itibaren döviz mevduat hesabına uygulanan en yüksek banka faiziyle 1.000,00 YTL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Güngören Vergi Dairesinin mevduat araştırması yazısına verilen cevapta hesabın bulunduğu ancak kimlik bilgilerinin bulunmadığı bildirilmesine rağmen hesap numarası yazılarak haciz talep edildiğini, 6183 sayılı yasa hükümleri uyarınca banka bilgi vermek ve işlem yapmakla yükümlü olduğundan hesaptaki paranın vergi dairesi hesabına aktarıldığını, hesabın açıldığı yıllarda kimlik bilgisi kaydı alınması zorunluluğu bulunmadığını, 1997 yılından sonra böyle bir zorunluluk getirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın Vergi Dairesine borçlu olan kişiye ait olduğundan emin olmadan ve cevabı yazısında bu hususta ihtirazi kayıt ya da herhangi bir şerh koymadan hesaptaki parayı ödeyerek sözleşme ile üstlendiği borcunu gereği gibi ifa etmemesinden dolayı sorumlu olduğu gerekçesiyle maddi tazminat davasının kabulü ile 2.199,56 Euro'nun 27.02.2003 tarihinden itibaren 1 yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 200,00 YTL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 16.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy