(6762 S. K. m. 1) (818 S. K. m. 96) (2004 S. K. m. 67)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Balıkesir Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 02.04.2008 tarih ve 2007/50-2008/75 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.03.2010 gününde taraflar ve avukatları tebligata rağmen duruşmaya gelmediklerinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının S. Arabistan'a ihraç ettiği (3) adet trafoyu (63.700) USD. karşılığında taşımayı üstlendiğini, taşıma ücreti bakiyesi (9.600) USD.'nin ödenmemesi üzerine girişilen icra takibinin haksız itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşınan malların kararlaştırılan süreden sonra geç teslimi nedeniyle alıcıya ödenen (36.000) S.A. Riyali karşılığı (14.400.000.000) TL zararın takas mahsubu gerektiğini savunmuş, davacının %40 tazminata mahkumedilmesini istemiştir.
Görevsiz 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce, meydana gelen gecikmeden davacının sorumlu olduğu, davalının uğradığı (36.000) S.A. Riyali zararın davacı tarafça tazmini gerektiği, davalının mahsup ettiği (9600) USD'nin ödemiş olduğu cezayı karşıladığı sonucuna varılarak davanın reddine, davalının takas ve mahsup talebi süresinde olmadığından reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2005/8578 E, 2006/11758 sayılı ilamıyla görev yönünden bozulmuş, görevsizlik kararıyla dosya kendisine intikal eden 1. Asliye Hukuk Mahkemesince alınan bilirkişi raporuna göre,8 günde yapılması gereken taşımanın 20 günde tamamlandığı, alıcının gecikme nedeniyle 36.000 S. Arabistan Riyalini davalı satıcıya eksik ödediği, olayda mücbir sebep ve davalının müterafik kusurunun bulunmadığı, davacının ticari konumu ve donanımı alacağın varlığı konusunda kesin bilgi sahibi olmasını gerektirdiğinden icra takibinde kötü niyetli olduğunun kabulünün gerektiği gerekçeleriyle davanın reddiyle birlikte %40 oranında (5310,72) YTL kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiliyle davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar davacı vekillince temyiz edilmiştir.
1 - Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2 - Dava, davacı tarafından gerçekleştirilen navlun ücreti alacağı bakiyesinin tahsili amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptaliyle takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Taşıyanın gecikme zararlarından sorumluluğu TTK'da düzenlenmemiştir. TTK'nun 1 inci maddesi uyarınca TTK'da hüküm bulunmadığında genel hükümlere gidilmesi gerekmektedir.BK'nun 96 ncı maddesi uyarınca alacaklı hakkını kısmen veya tamamen istifade edemediği takdirde borçlu kendisine hiçbir kusurun isnat edilemeyeceğini ispat etmedikçe bundan doğan zararı tazmine mecburdur. Somut olayda (8) günde tamamlanması gereken yolculuğun 20 gün gibi oldukça uzun bir sürede tamamlanmış olduğu ihtilafsızdır. Davacının gecikmeye kendi kusurunun sebep olmadığını kanıtlayamaması karşısında davalının gecikme zararını takas yoluyla isteyebileceği tartışmasız ise de, bu hususun mahkeme kararına dayanak teşkil edebilmesi için davalıdan talep edilen 36.000 Suudi Arabistan Riyalinin davalı tarafından mal alıcısına ödendiğinin kanıtlanması gerekmektedir. Aksi takdirde davalının zarar gördüğü kesinleşmiş olmayacaktır. Mahkemece davalının dosyaya sunduğu noter tasdikli muavin defteri ve yevmiye defterinin ilgili sahifesi ve faturayla ödemenin gerçekleştiği kabul edilmiş ise de bu husus hakimin özel bilgisiyle halledebileceği bir durum değildir. Açıklanan nedenle mahkemece davalının ticari defter ve kayıtlarında bir muhasebe bilirkişisi aracılığıyla inceleme yapılarak davalının mal alıcısına 36.000 Suudi Arabistan Riyalini ödeyip ödemediğinin belirlenmesi gerekirken noksan incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3 - Mahkemece davacının takipte kötü niyetli olduğundan bahisle aleyhine kötü niyet tazminatı takdir edilmiş ise de; iddia ve savunmaya nazaran davacının kötü niyetli olduğundan söz edilemez. Öte yandan mahkemece verilen ilk kararda davalının takas-mahsup talebi süresinde olmadığından reddedilmiş ve davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmemiş söz konusu karar davalı tarafından temyiz edilmeyerek kesinleşmekle davacı yararına bu husus usulü müktesep hak oluşturduğu halde mahkemece bu defa davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, taraf vekilleri duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy