(6762 S. K. m. 520, 549)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.03.2008 tarih ve 2005/749-2008/82 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı şirketin % 1 hisseli ortağı iken 20.04.2005 tarihli noterde düzenlenen sözleşme ile tüm hissesini Velat Çelik'e devrettiğini, aradan geçen süreye rağmen devir işleminin şirket defterlerine ve ticaret siciline kayıt ve tescil ettirilmediğini ileri sürerek, davalı şirket ortaklığından 20.04.2005 tarihinde ayrıldığının tespiti ile bu hususun ticaret siciline tescil ve ilanını talep etmiş, 07.02.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile davalı şirketin faal olmadığını ve kuruluş amacını gerçekleştirmesine olanak kalmadığını, vergi mükellefiyetinin dahi re'sen terkin edildiğini, ticari defterlerini yasal süresi içinde onaylatmadığı gibi bu defterlerde herhangi bir kaydın da bulunmadığını ileri sürerek, TTK.'nun 549/4.maddesi uyarınca davalı şirketin haklı nedenlerle fesih ve tasfiyesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, duruşmalara katılmamış ve savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının ortaklık payını noterlik sözleşmesi ile devrederek davalı şirket ortağı olma sıfatını kaybettiği, şirket ortağı olmayan bir kişinin de şirketin feshini talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, TTK.'nun 549/4. maddesi uyarınca davalı şirketin haklı nedenlere dayalı fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
TTK.'nun 520. maddesinde pay devrinin limited şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek şartı ile hüküm ifade edeceği kabul edilmiştir. Dava konusu olayda her ne kadar davacının hissesinin devrine ilişkin sözleşme noterde düzenlenmiş ise de gerekli çoğunlukta ortakların devre muvafakatları sağlanmamış ve devir pay defterine işlenmemiştir. Bu durumda ortada geçerli bir pay devrinin varlığından söz edilemeyeceğinden, davacının paydaşlığı da halen devam etmektedir.
Bu durum karşısında mahkemece, davacının davalı limited şirketin ortağı olduğu ve TTK.'nun 549/4. maddesine dayanarak haklı nedenlerden dolayı davalı şirketin fesih ve tasfiyesini isteyebileceği kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.12.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy