(1086 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.09.2007 tarih ve 2006/163-2007/423 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerine ait tüplerin bayileri olmayan davalının işyerinde bulunduğunu, bunun marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, şimdilik 40.000,00 YTL maddi, 10.000,00 YTL manevi tazminatın tahsiline, tüplerin imhasına ve kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı işyerinde bulunan 1075 adet tüpün mülkiyeti davacılara ait olan tüplerin davalının piyasadan topladığı, bu dava konusu tüpleri kişisel ihtiyacı dışında elinde bulunduran davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile haksız rekabetin tespit ve men'ine, 23.838.74 YTL maddi 1.000.00 YTL manevi tazminatın tahsiline, tüplerin imhasına ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz edilmiştir.
1- Dava, davacıların markasının taşıyan tüplerin davalı işyerinde bulundurulmasına dayalı haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı taraf dava dilekçesi ile marka haklarına dayanmıştır.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.11.2003 gün ve 537 sayılı kararı ile Ankara'da Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kurulmuş olup, marka hakkına dayalı olan davaların da kurulan bu mahkemede görülmesi gerekmektedir. Mahkemelerin görevi, temyiz dahil, yargılamanın her aşamasında dikkate alınacağından, mahkemece görevsizlik kararı verilerek, dosyanın görevli Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiğinden, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy