(818 S. K. m. 35, 397) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14/02/2008 tarih ve 2006/57-2008/58 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İhsan Akgül tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 6.000 YTL bedel için kefili olduğu kredinin ödenmemesi üzerine başlatılan takip sonucu müvekkilinden 28.052,52 YTL tahsilat yapıldığını, oysa müvekkilinin kefalet limiti itibariyle bu miktar borcunun bulunmadığını ileri sürerek, davalı tarafından fazladan alınan 16.800 YTL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ihtirazı kayıt koymaksızın takip borcunu ödediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıdan 11.931,32 YTL tahsil edilmesi gerekirken davalı tarafından 16.131,20 fazla tahsilat yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 16.131,32 yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, kredi kefili olan davacıdan icra takibi ile fazla tahsilat yapıldığı iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkindir.
BK.nun 35 ve 397. maddeleri hükümlerine göre aksi sözleşmeden veya işin niteliğinden anlaşılmadıkça vekalet gerek vekilin gerekse müvekkilin ehliyetinin ortadan kalkması ile son bulur. Mahkemece verilen karardan sonra dosyaya ibraz edilen Yalova Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 11.2.2008 tarihli yazısına göre davacının kısıtlandığı bildirildiğinden mahkemece, davacı vekili avukat Levent Ilgın'ın davacıyı temsil yetkisinin sona erip ermediği ve buna nazaran davacının davayı takip yetkisinin bulunup bulunmadığı belirlenerek neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın, davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 4743 sayılı Yasa'nın 6 ncı maddesinin B/4 bendi gereğince, yargı harçlarından muaf olduğundan, davalıdan harç alınmasına mahal olmadığına, 19.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy