(818 S. K. m. 44)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14.06.2007 tarih ve 2006/10 - 2007/277 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili kurum çalışanlarının yaşlılık aylığını davalı banka aracılığıyla aldığını, davalının taraflar arasında imzalanan 15.12.2000 ve 25.12.2000 tarihli protokollere aykırı şekilde ATM kartlarının geçerliliğini 1 yıl ile sınırlama ve bir yılın sonunda aylık sahibinin bizzat bankaya gelmesini sağlayarak yaşadığını tespit ettikten sonra kart süresini bir yıl daha uzatma yükümlülüklerini yerine getirmemesi sonucunda, 01.06.2000 tarihinde ölen Abdulkerim H. banka hesabından 19.06.2000 - 18.06.2003 tarihleri arasında kimliği belirsiz kişilere toplam (6,603,73) YTL tutarında ödeme yaptığını ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı bankanın ATM kartlarını 1 yıl süre ile vermesi gerektiğine ilişkin sözleşme hükmüne aykırı şeklide süresiz kart vermekte kusurlu davrandığı, davacı kurumun da 3 yıl gibi uzun bir süre hak sahibinin yaşayıp yaşamadığı konusunda gerekli araştırmayı yapmayarak müterafik kusurlu bulunduğu, bu durumda BK'nun 44. maddesi uyarınca zarardan indirim yapıldığı gerekçesiyle davanın (4.500) YTL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece tarafların kusurlarının bulunup bulunmadığının ve varsa kusur oranlarının tespiti için bilirkişi görüşüne başvurulduğu ve alınan raporda davalı bankanın % 60 oranında kusurlu bulunduğu ve bu kusur oranına göre davacının talep edebileceği tazminat miktarının (3.962,25) YTL olduğu belirtildiği halde, mahkemece davalının kusur oranına karşılık gelen anılan meblağ üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu konuda hiçbir gerekçe de gösterilmeden (4,500) YTL üzerinden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine davacı yargı harçlarından muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 11.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy