(1086 S. K. m. 65, 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.12.2007 tarih ve 2007/312 - 2007/755 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete ait ve davalı bankada bulunan vadeli döviz hesabından internet bankacılığı yolu ile müvekkilinin bilgisi dışında tanımadığı şahsa havale yapıldığını, davalı bankanın sisteminde güvenliğini sağlayamaması nedeniyle zararın meydana geldiğini ileri sürerek, 5.000 USD'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı Ünal Soytekin'in müvekkili bankada hesabı bulunmadığını, diğer davacının hesabında gerekli güvenlik önlemlerini kullanmadığını, şifresini iyi koruyamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı şirketin davalı bankada bulunan hesabını internet bankacılığı yolu ile de kullandığı, 3.kişiler tarafından davacının şifresinin kırılarak hesabındaki paranın çekildiği, davacının zararının doğmasında davalı bankanın kusuru bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dilekçesinde davacı olarak Kısmet Metal Ltd. Şti - Ünal Soytekin gösterilmiş olup, dava dilekçesinde ekli vekaletname ise sadece Ünal Soytekin tarafından verilmiştir.
Davaya konu hesap şirkete ait olup, bu davanın şirket adına açılıp takip edilmesi gerektiği halde, şirket adına davacı vekiline verilmiş vekaletname dosyada bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece şirket adına düzenlenmiş vekaletnamenin dosyaya ibraz ettirilerek, şirketin açılan bu davaya icazetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesinin ardından işin esasına girilmesi gerekirken bu eksiklik giderilmeden yazılı olduğu şekilde işin esasına yönelik karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının bu aşamada incelenmemesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy