(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04.10.2007 tarih ve 2006/516-2007/384 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalılardan Peral ve Ahmet U.'e ait Akyarlar Eczanesinin anılan davalılar tarafından müvekkillerine 50.000,00 YTL bedelle satılmış olduğunu, bu bedelin 30.000,00 YTL'sinin nakit olarak müvekkili Münire tarafından davalılar Ahmet ve Peral'e ödenmiş olduğunu, kalan 20.000,00 YTL'si için ise keşidecileri müvekkilleri Reşat ve Efekan olan her biri 10.000,00 YTL tutarında iki adet bono düzenlenmiş bulunduğunu, eczanenin ruhsatı ile ilgili bir sorunun çıkması ihtimaline binaen de davalılar Peral ve Ahmet tarafından müvekkili Münire'ye 30.000,00 YTL tutarlı bir senedin düzenlenerek verilmiş olduğunu ancak anılan davalıların müvekkilinin hulus ve saffetinden yararlanarak senede ödeme tarihi olarak 29.10.2023 tarihini atmış olduklarını, müvekkillerinin davalılar Peral ve Ahmet tarafından satılan eczaneyi ruhsat engeli yüzünden hiç çalıştıramadıklarını, senetlerden birinin anılan davalıların yakını olan diğer davalı Bilgehan U.'e ciro edilerek onun tarafından icra takibine konulduğunu, diğer senedin ise davalılar Peral ve Ahmet'in elinde olduğunu, oysaki davalılara verilen peşinatın ve bonoların haksız olarak davalılar üzerinde kalmış bulunduğunu ileri sürerek, 30.000,00 YTL'nin davalılardan faizi ile birlikte tahsiline, kasten ve kötüniyetli olarak davalı Bilgehan U. tarafından icra takibine konu edilen senetten dolayı borçlu bulunulmadığının tespitine, takibin iptaline ve % 40 tazminata, davalılar Peral ve Ahmet'in elinde bulunup da bedelsiz kalan senedin ise iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Peral ve Ahmet U. vekili, müvekkillerinin işyerini boşaltarak davacılara teslim etmiş olduklarını, davacıların anlaşma gereği kalan borçlarını ödemek yerine haksız ve mesnetsiz olarak dava açarak kalan borçlarını ifadan kaçındıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Bilgehan U. vekili, müvekkilinin iyiniyetli yetkili hamil olduğunu savunarak, müvekkili hakkındaki davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davaya konu eczanenin içindeki eşyalarla birlikte davacılara teslim edildiği, davacıların eczaneyi işletmek üzere Eczacı A.Adnan Özenç'in mesul ve sahip müdürlüğünde girişimde bulundukları ancak davacıların eczacı olmadıkları ve muvazaalı eczane açma girişimi olarak görüldüğünden Muğla Eczacılar Odası tarafından davacılara ruhsat verilmediği, davalıların edimini yerine getirmiş oldukları, eczanenin devir ve teslimini gerçekleştirdikleri, uyuşmazlığın davacılara eczane işletme ruhsatı verilmemesinden kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalılardan Peral ve Ahmet U. tarafından işletilen eczanenin davacılara devredilmesi nedeniyle ödenen para ve verilen senetlerin devre konu eczanenin işletilememesi, devrin gerçekleşmemesi sonucu bedelsiz kaldığının tespiti ve ödenen tutarın istirdadı istemlerine ilişkindir.
Davacılar, davalılar Peral ve Ahmet'in işlettiği eczanenin ruhsatını alamadıklarından çalıştıramadıklarını, eczaneyi işletemediklerini, bu nedenle ödenen miktarın ve verilen senetlerin karşılıksız kaldığını ileri sürmüşler, davalılar Peral ve Ahmet de davaya verdikleri yanıtta işlettikleri eczanenin devir ve teslimi konusunda davacılar ile toplam 50.000,00 YTL bedel üzerinden anlaştıklarını, peşin olarak anlaşılan 30.000,00 YTL'nin kendilerine ödendiğini, işyerinin devir ve teslimi gerçekleştiğinde iade edilmek üzere 30.000,00 YTL bedelli senedin de davacı Münire'ye teminat olarak verildiğini, kendisinden eczanenin devir ve tesliminde söz konusu senedin iade edileceğine dair yazının da alınmış olduğunu bildirmişlerdir. Davalılar Peral ve Ahmet tarafından davacı Münire lehine 30.000,00 YTL bedelli senet verildiği, ancak bu senedin ödeme tarihi kısmında 29.10.2023 tarihinin yazılı bulunduğu anlaşılmıştır. Davacılar, davalıların 2023 ödeme tarihli senet düzenleyerek baştan itibaren kötü niyetli olduklarını, ruhsat alınamayacağını bildikleri halde devir işlemini yaptıklarını ileri sürmektedirler.
Dosya kapsamından, taraf beyanlarından davacılar ile davalılardan Ahmet ve Peral arasında bu davalıların işlettiği işyerinin devri konusunda bir anlaşmaya varıldığı, ancak taraflar arasında devir kapsamını ve koşullarını düzenleyen yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı anlaşılmıştır. Hayatın olağan akışı içinde bir işyerinin devir alınmasının nedeni o işyerinin amacına uygun şekilde işletilmesine yöneliktir. Bir işyerinin devrinde genelde devredilen sadece işyerinin içindeki emtialar, büro malzemeleri, demirbaşlar olmayıp, bunlardan daha çok o işyerinin işletilmesi için gerekli yasal izinler, o işyerinin tanınmışlığı, mevcut ve potansiyel müşteri durumu, işyerinin elde ettiği veya elde etmesi mümkün görülen kazancı, gelecekteki durumu, yatırım olanakları gibi bir işyerinin verimli bir şekilde işletilmesine, kar etmesine etki edebilecek tüm unsurlar devir sırasında gözetilmekte, devir bedeli de bütün bu unsurlar, işyerinin devralana sağlaması mümkün görülen yararlar göz önüne alınarak belirlenmektedir. Bu durumda somut olayda devre konu işyerinin bir eczane olması nedeniyle devir konusunun sadece emtia, eşya ve demirbaş olduğunun kabulü mümkün değildir. Taraflar arasında devir tarihi de göz önüne alındığında kararlaştırılan devir bedeli, davalılar tarafından davacı tarafa teminat olarak verilen senet, bu senedin eczanenin devri halinde iade edileceğine ilişkin davacı taahhüdü ve Muğla Eczacı Odasının dosyaya gelen yazısı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacıların en başından beri eczaneyi devir almaktaki amaçlarının o yeri eczane olarak işletmek olduğu, bu hususun devri yapan davalılar tarafından da bilinmemesinin mümkün olmadığı, ancak eczacı olmayan davacıların ruhsat alamamaları nedeniyle eczaneyi işletemedikleri anlaşılmıştır. Bu durumda taraflar arasındaki devrin sadece işyerinde bulunan mal, eşya ve büro malzemesinin devrine yönelik değil, bunlardan daha önemlisi işyerinin eczane olarak işletilmesi için gerekli yasal iznin devrine yönelik olduğunun kabulü ile mahkemece bir eczanenin bir başkasına devrine ilişkin yasal koşulların neler olduğu konusunun araştırılması, gerektiğinde bu konuda uzman bir kişiden rapor alınarak sonucuna göre davacıların devraldıkları eczaneyi işletmelerinin yasal açıdan mümkün olmadığı anlaşılır ise taraflar arasındaki devir sözleşmesinden beklenen amacın gerçekleşmemesi nedeniyle davacılara devri yapılan emtia, mal ve eşya değeri kadar davalıların bedele hak kazanacaklarının kabulü ile tarafların bu yöndeki delillerinin toplanarak devir bedelinden davalıların ne kadarını hak ettiklerinin devir tarihi itibariyle tespit edilmesi ve buna göre davacıların istemlerinin değerlendirilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy