(1086 S. K. m. 74) (2918 S. K. m. 85)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Tokat Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.04.2008 tarih ve 2008/23-2008/105 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı Ö... İnş.Tes. ve Tic. A.Ş. vekili ile davalı A. S.tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.04.2010 gününde davacı avukatı ile davalılar Ö... İnşaat Tes. ve Ticaret A Ş. vekili geldiler, davetiye tebliğine rağmen davalı A. S. duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde makine kırılması sigorta poliçesi ile sigortalı kompresörün, davalıların maliki ve operatörü oldukları iş makinesince çekilirken meydana gelen devrilme nedeniyle hasarlandığını, müvekkilince sigortalısına 9.095. EURO (17.189.550.000 TL) ödeme yapıldığını ileri sürerek, bu meblağın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, kaza tarihinde iş makinesinin dava dışı kiracı yedinde olduğu, kiralama amacı dışında kullanılırken kazanın oluştuğu, davalı şirketin işleten sıfatı ile sorumluluğunun doğmadığı, diğer davalı operatörün kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın A. bakımından kısmen kabulü ne, diğer davalı bakımından davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili ile davalılardan A. S.tarafından temyizi üzerine karar Dairemizin 2007-12707 E, 14886 K. sayılı ilamıyla davalılardan A. S.'ün temyiz istemi süre yönünden reddedilerek ilamda yer alan gerekçelerle davacı yararına bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda kira sözleşmesinin kiracıya araç üzerinde özde ve gerçek anlamda hakimiyet ve araçtan ekonomik yarar sağlama kudreti bahşettiğinin kabul edilmesinin mümkün olmadığı, davalı şirketin işleten sıfatının kalkmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.372,91 YTL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Davalı şirket vekili ile davalı A. S. kararı temyiz etmişlerdir.
1- Dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve 2918 sayılı Yasa'nın 85. maddesine göre işleten sıfatıyla davalı şirket zararın tamamından sorumlu olduğundan davalı şirket vekilinin 3 numaralı bentte açıklanan sebepler dışındaki davalı A. S.'ün aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, makine kırılması sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece verilen ilk kararda davalı iş makinesi operatörünün kusur oranı % 25 olarak belirlenip bu kusur oranına göre hüküm kurulmuştur. İlk kararı temyiz eden davacı şirket vekilince davalı operatörün kusur oranı temyiz nedeni yapılmamış ve bu husus Dairemizin bozma ilamı kapsamı dışında kesinleşmiştir. Dava dilekçesinde davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil talebi de mevcut olmadığından, mahkemece davalı operatör A. S.'ün kusuru nispetinde sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken HUMK'nun 74. maddesine aykırı biçimde müştereken ve müteselsilen tahsile karar verilmiş olması hatalı olmuş, hükmün bu nedenle davalı A. S. yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Öte yandan mahkemece faiz başlangıç tarihine davacının sigortalısına ödeme tarihi olduğu belirtilen 20.07.2004 tarihi esas alınmış ise de; davacı sigortacının makine kırılması sigorta poliçesinden sigortalısına yapmış olduğu ödeme tarihi dosya kapsamıyla sabit değildir. Mahkemenin ödeme tarihi olarak esas aldığı 20.07.2004 tarihli tazminat makbuzu sigortalıya kasko sigorta poliçesinden yapılan ödemeye ilişkin olup, makine kırılması sigorta poliçesinden yapılan ödemeyle bir ilgisi bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece davacının sigortalısına yapmış olduğu ödeme tarihinin gerekirse davacı şirket defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak belirlenmesi gerekirken bu hususta hiçbir inceleme yapılmamış olması da yanlış olmuştur.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin (3) numaralı bentte açıklananlar dışındaki sair, davalı A. S.'ün sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı A. S.'ün yararına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalı Ö... İnş.Tes. ve Tic. A.Ş.'ne verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 21.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy