(6762 S. K. m. 781) (1086 S. K. m. 389)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kumluca Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.01.2008 tarih ve 2007/493 - 2008/34 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili tarafından Mersin'deki alıcıya gönderilen 106 adet koli içindeki 3.798,00 TL bedelli emtianın davalı taşıyıcıya teslim edildiğini, taşıma sırasında hasar gördüğünden alıcı ve müvekkili gönderici tarafından malların kabul edilmediğini ileri sürerek, anılan meblağın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davacının 3.798,00 TL'lik hasarın oluştuğuna dair iddiasını ispatlayamadığı, davalının emtianın % 35'lik kısmının hasarlandığını kabul ettiği gerekçesiyle 1.329,30 TL'nin davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin kabul red oranına göre davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacının 106 adet koli emtiayı alıcısına teslim etmek üzere davalıya teslim ettiği, davalının yaptığı taşıma sonunda bir kısım emtianın hasarlanması nedeniyle gönderileni alıcısına teslim etmediği ve emtianın gönderici olan davacıya da teslim edilmediği tartışmasızdır. Davalının kabulünde olan 04.05.2005 tarihli yazıyla, emtianın % 35'inin hasarlandığı sabittir. Çözümlenmesi gereken sorun ise, geriye kalan % 65 oranındaki emtianın akıbetinin ne olduğudur.
Mahkemece, davacının gönderilende oluşan hasarın davacı yanca ispatlanamadığı gerekçesiyle, davalının kabulü dışındaki istemin reddine karar verilmiştir. TTK. nun 781. maddesi uyarınca, taşıyıcı eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen müddet içinde, uğradığı ziya ve hasardan mesuldür.
Bu durumda, mahkemece, davalının teslim aldığı emtianın alıcısına ve göndericisine teslim edilmediği nazara alınmak suretiyle akıbetinin duraksamaya yer vermeyecek derecede araştırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kabule göre, yapılan yargılama giderlerinin nelerden ibaret olduğu ve kimler tarafından yapıldığının dökümünün yapılması, taraflar üzerinde bırakılacak masrafların tayini konusunda HUMK. nun 389. maddesi uyarınca Yargıtay denetimine elverişli bir hüküm tesis edilmesi gerekirken, yapılan yargılama giderlerinin, davanın red ve kabul oranına göre davacı üzerinde bırakılmasına şeklinde karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy