(3095 S. K. m. 4/A)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 14. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 14.04.2008 tarih ve 2007/92-2008/216 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. G. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkili şirketin ve yetkilisi olan M.M.A.'nun davalı bankanın P. Elektrokent Şubesi'nde USD, Euro ve YTL cinsinden hesapları olduğunu, bu hesaplardan müvekkillerinin bilgisi ve talimatı olmadan 03.11.2006-04.11.2006 tarihlerinde internet aracılığı ile 3. kişilere ait muhtelif hesaplara para transferleri yapıldığını, müvekkili şirket hesabından 7.700 Euro, diğer müvekkilinin hesabından ise 10.000,00 YTL havale yapıldığını, davalı bankanın elektronik bankacılık hizmetinde gereken güvenliği sağlayamadığını ileri sürerek, 7700 Euro ve 10.000,00 YTL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şifrelerin özenli saklanması ve bu nedenle doğacak zararlardan davacıların sorumlu olacağının sözleşme ile davacılara bildirildiğini, davacıların zararının şifrelerinin 3. kişilerce öğrenilmesi sonucu meydana geldiğini, bankanın sisteminden kaynaklı bir zarar söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu işlemlerin davacıların şifre ve kullanıcı bilgilerinin tek seferde doğru olarak girilmesi suretiyle gerçekleştirildiği, davalı bankanın olay tarihinde tek kullanımlık şifre uygulamasını sistemine dahil etmediği ve para transfer işlemlerinde SMS yoluyla işlem şifresi bildirme uygulamasını zorunlu tutmadığı, davacıların hesaplarından 3. kişilerin hesaplarına yapılan döviz transferi ve aynı kişilere ardı ardına yapılan transfer işlemlerini algılayıp durumu önleyecek güvenlik tedbirini sistemine dahil etmemesinin bankanın objektif özen yükümlülüğüne aykırılık oluşturduğu, bir itimat ve özen kurumu olan bankaların objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlarından dahi sorumlu bulundukları, davalı bankanın somut olayda tam kusurlu olduğu, davacıların müşteri şifrelerinin 3. kişilerin eline geçmesinde kusurlarının bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 7.700 Euro'nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/A maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte tahsili ile davacı şirkete verilmesine, 10.000,00 YTL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı M. M. A.'na verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.103,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy