(6762 S. K. m. 341) (1086 S. K. m. 39, 40)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 07.12.2005 tarih ve 2003/174 - 2005/629 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı İsmail O. vekili ve davalı Osman vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Adem Özdemir tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların müvekkili bankada görev yaptıkları dönemde O. Tekstil San. ve Tic. A.Ş. firmasına kredi açıp kullandırdığını, kredinin açılış ve kullandırılışının banka usul ve teamüllerine aykırı olduğunu, kredinin teminatlarının yetersiz ve istihbarat raporlarının olumsuz olduğunu kredinin vadesinde ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından başlatılan icra takiplerinden sonuç alınmadığını, davalıların sorumluluklarının banka teftiş kurulu tarafından düzenlenen raporla tespit edildiğini, bu işlemden dolayı müvekkili bankanın zarara uğradığını, ayrıca bu zararın davalıların kusurlu davranışlarından dolduğunu ileri sürerek, 16.367.684.816.827.-TL'nın dava tarihinden itibaren avans faiziyle müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Osman vekili, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, yönetim kurulu üyeleri hakkında dava açılabilmesi için genel kural kararının şart olduğunu, kredi açılırken yeterli teminatın alındığını, istihbarat raporunun kredi açılmasına engel oluşturmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı İ.O. vekili, yetki ilk itirazında bulunarak, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, zararın oluşmasına müvekkilinin eylemiyle neden olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Cemil, Perihan ve Metin vekili davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, yönetim kurulu üyeleri hakkında dava açılabilmesi için genel kuruldan karar alınması gerektiğini, kredinin açılması ve kullandırılmasının mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı M.C. vekili, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, yönetim kurulu kararında müvekkilinin imzasının bulunmadığını, müfettiş raporunda kusur isnat edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Nedret S. varisleri, eşinin firmanın kredi teklifinde imzasının bulunduğunu, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalılar M. M., Y. C., Mehmet, Mustafa ve Salih Ş. vekili, müvekkillerinin kredi itfa kararına katılımlarının bulunmadığını bankanın 1997 yılı hesap ve işlemlerinin ibra edildiğini, kredinin açılması ve kullandırılmasının mevzuata uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Gürsel vekili, davanın tefrik edilmesi gerektiğini, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın tazminat hukuku ilkelerine aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Mehmet vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunmalar ve toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davalıların O. Tekstil San. ve Tic. A.Ş.'ne kredi kullandırılmasına yönelik işlemlerde yasa ve banka teamüllerine uygun davrandıkları, istihbarat raporunun usulüne uygun hazırlandığı ve teminatların yeterli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili davalı İsmail O. ve davalı Osman vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı bankaca kullandırılan ihracat kredisinin ödenmemesi sebebiyle uğranılan zararın yönetim kurulu üyeleri ve diğer banka çalışanlarından tazmini istemine ilişkindir.
Davacı banka tarafından TTK.'nun 341. maddesi uyarınca kendi yöneticileri hakkında böyle bir davanın açılabilmesi için genel kurulda dava açılması yönünde karar alınması ve davanın denetçiler tarafından asaleten ya da vekil aracılığı açılması gerekmektedir. Ancak, açıklanan hususlar dava şartı olmayıp, sonradan da tamamlanabilir.
Somut olayda, davacı bankanın genel müdür yardımcısı ve yönetim kurulu murahhas üyesi tarafından verilen vekaletnameye istinaden 17.12.2002 tarihli yönetim kurulu kararı ile iş bu dava açılmış olup, dava dosyası içerisinde davalı eski yönetim kurulu üyeleri hakkında sorumluluk davası açılmasına veya açılan davaya muvafakat verilmesine ilişkin bir genel kurul kararı bulunmamaktadır.
O halde mahkemece HUMK'nun 39 ve 40 ncı madde hükümleri uyarınca, davacı tarafa süre verilerek, genel kurulca açıklanan şekilde bir karar alınmasına ve dava tarihi itibariyle şirketin denetçilerinin davaya iştiraki ya da onlardan vekaletname alınmasına olanak tanınmalı, verilen süre içerisinde bu eksiklikler tamamlanmaz ise davanın reddedilmesi gerekirken, resen dikkate alınması gereken bu husus üzerinde durulmadan, hüküm tesisi, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin, davalı İsmail O. vekili ve davalı Osman vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, davalı İsmail O. vekili ve davalı Osman vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 25.12.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy