(818 S. K. m. 133) (1086 S. K. m. 409) (2918 S. K. m. 109)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Üsküdar 1. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 04.10.2007 tarih ve 2006/882-2007/726 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İhsan Akgül tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalıya kasko sigorta sözleşmesi ile sigortalı iken meydana gelen kazada hasırlandığını, talep edilmesine rağmen hasar bedelinin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, 5.025 YTL'nin 20.01.2004 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı definde bulunmuş ve hasarın iddia edilen yerde ve şekilde meydana gelmediğini, bu nedenle teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, 5.025 YTL'nin 24.11.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekili süresinde zamanaşımı definde bulunarak davanın bu nedenle reddini istemiştir. Davaya konu kaza, 10.01.2004 tarihinde meydana gelmiştir. Bu kaza ile ilgili olarak davalı aleyhine açılan 22.10.2004 tarihli ilk davanın, HUMK'un 409/5. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davanın açılmamış sayılmasına karar verilmekle, dava açılması ile meydana gelen hukuki etkiler ortadan kalkacağından, Borçlar Kanunu'nun 133/2. maddesinde düzenlenen zamanaşımının dava açılması nedeniyle kesilmesine ilişkin hükmün somut olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. Buna göre, Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/1. maddesinde düzenlenen motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilme tarihinden itibaren başlayan iki yıllık zamanaşımı süresinin, somut olayda, kaza tarihi olan 10.01.2004 tarihi ile derdest dava tarihi olan 21.11.2006 tarihleri arasında dolmuş olduğu anlaşıldığından davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre de, davalı vekilin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy