(6762 S. K. m. 1301) (7201 S. K. m. 21) (1086 S. K. m. 73) (Tebligat Tüzüğü m. 28)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04.03.2008 gün ve 2006/1340 - 2008/235 sayılı kararın Yargıtay'ca tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı bulunan işyerinin davalıya ilişkin binada çıkan yangın sonucunda uğradığı 1887.45 YTL hasar bedelinin sigorta ettirene ödendiğini, bu hususta girişilen icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermediği gibi yargılamaya da katılmamıştır.
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre davalı bina malikinin hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 1.887.45 YTL asıl alacak ve 295,18 YTL faiz alacağı üzerinden kısmen iptal edilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava TTK 1301 maddesi uyarınca açılmış bulunan rücuen alacak davası olup davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiyenin Tebligat Yasasının 21. maddesi uyarınca tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Tebligat Tüzüğünün 28. maddesi hükmüne göre muhatabın adresinde bulunmaması halinde tebliğ memurunun muhatabın adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel olan komşu, kapıcı gibi kimselerden veya o yerin muhtar veya ihtiyar kurulu üyelerinden veyahut zabıta amir ve memurlarından soruşturarak vaki olacak beyanı tebliğ mazbatasına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinme halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Davada davalıya yapılan tebligatta tüzüğün bu hükümlerine riayet edilmediğinden davalıya yapılan tebligat geçersiz olup, bu itibarla HUMK'nun 73 ncü maddesine aykırı olarak verilen kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu anlamda gerek gösterilmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 no.lu bentte açıklanan sebeplerle davalının temyiz itirazının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 no.lu bentte açıklanan sebeplerle davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy