(1086 S. K. m. 437)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kartal 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04.03.2008 tarih ve 2007/782-2008/203 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı makine emtiasının davalının sahibi acentesi bulunduğu aracın Almanya İstanbul seferi sırasında kusuru nedeniyle hasara uğradığını, müvekkilince sigortalısına 2.103,84 YTL ödeme yapıldığını ileri sürerek, bu meblağın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın husumet ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, hamile senedinden nakliyatı yapan şirketin Baysallar Ltd. Şti. olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı taşıma sigortacısının, uluslararası karayolu ile taşıma sözleşmesine dayalı olarak davalının taşımayı üstlendiği iddiasın dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı gösterilen Baysallar A.Ş.'nin değil, dava dışı Baysallar Ltd. Şti.'nin taşıma senedinde nakliyatı yapan şirket olarak yer aldığı gerekçesiyle mahkemece husumet itirazı kabul edilip, dava bu yönden reddedilmiştir.
Oysa davacı vekili varış bildirimini yapanın, ayrıca taşıma senedini fakslayanın ve de hasar talebinin reddine dair yazıyı fakslayanın davalı Baysallar A.Ş. olduğuna dair yazılı belgelere dayanmış, bunların fotokopilerini ibraz etmiş olup, davalının asıl taşıyan, hamule senedinde taşıyan olarak gösterilen Baysallar Ltd. Şti.'nin alt taşıyan olarak kabulü gerektiğini özellikle 07.02.2008 tarihli dilekçesinde ileri sürmüştür. Taşıma sözleşmesinin yazılı olarak yapılması geçerlilik koşulu olmayıp, taşıma sözleşmesinin bazı yazışmalar ve teatiler ile de oluşması mümkün ve geçerlidir. Taşıma sözleşmesinin varlığını davacı yanın kanıtlaması gerekmektedir. Davacı yan anılan delillere dayanmak suretiyle davalının taşıma sözleşmesinin tarafı olarak hareket ettiğini ve taşımayı asıl taşıyıcı sıfatıyla üstlendiğini ve bunu davalının benimsediğini ileri sürmüş olmaktadır. Mahkemece bu deliller üzerinde değerlendirme yapılmadan, salt hamule senedinde yer alan taşıyıcının davalı olmadığına dayanmak suretiyle sonuca varılması eksik incelemeye dayalı olup, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy