(6762 S. K. m. 1099, 1235, 1236, 1241)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.05.2008 tarih ve 2006/585-2008/170 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.01.2009 gününde davacı avukatı E. D. ile davalı avukatları M. Z. K. ve B. K. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi G. G. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, Seewınd isimli geminin İzmit Derince Limanından müvekkiline ait yüklediği net 76.000 Kg mandalina ve yine net 12.800 kg nar meyvesi yükünü Ukrayna Ilıcıvsky limanına götürmek üzere 25.11.2006 tarihinde düzenlendiği konişmentolar tahtında aynı tarihte hareket ettiğini fakat gemi makinelerinde arıza olduğu iddiası ile 10 gün İstanbul boğazının Karadeniz çıkışında beklediğini arızanın giderilemediği iddiası ile Derince limanına döndüğünü, bu arada yükün meyve olması ve geminin frigorifik özellikleri bulunmaması nedeni ile meyvelerin bozulmaya başladığı ve bu şekli ile gönderilenin bu yükü kabul etmeyeceğinin bilirkişi incelemesi ile anlaşıldığını, TTK'nun 1241 maddesi gereğince kanuni rehin hakkının masrafları da kapsadığını, TTK'nun 1235/7 de yapılan yasal tarife göre yükün hasarlanmasından ve taşıma sözleşmesinin gereği gibi ifa edilmemesinden doğan alacağın 1236 madde uyarınca gemi alacaklısı hakkı ve buna bağlı olarak kanuni rehin hakkı bahşettiğini ileri sürerek, gemi üzerinde kanuni rehin hakkı ile, yüklerin fatura bedeli olan 56.960,00 USD'nin ve TTK'nın 1241 maddesi gereğince 3.186,00 YTL ve 680 USD nakliye ve yükleme giderlerinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı gemi sahibi Schiffahrts GmbH vekili, müvekkili ile Batı Vagon Deniz Taşımacılığı A.Ş. arasında Time Charter sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin bu sözleşmeden doğan bütün borçlarını yerine getirdiğini müvekkili şirket gemisinin sözleşme imzalanmadan önce bakım ve onarımının yapıldığını ve kiracıya bu şekilde teslim edildiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, konşimentoda taşıyanın adının bulunmadığını, TTK 1099 hükmü gereğince donatanın taşıyan sayılması gerektiğini, müvekkili veya kaptan tarafından düzenlenen bir konşimento bulunmadığını, konşimentoların kiracı tarafından düzenlendiğini konşimentonun arka yüzündeki 5.maddesinde yetki şartı bulunduğunu yetkili mahkemenin taşıyanın ticari kaydının bulunduğu yer mahkemesi olarak belirtildiğini donatanın ise Ukrferry olduğunu, yetkili mahkemenin Ukrferry nin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olduğunu, Tıme Charter sözleşmesine göre husumetin Ukrferry e tevcih edilmesi gerektiğini, ihraç konusu malların Fob satış olarak satıldığını, yükleme ile hasar ve yararın alıcıya geçtiğini, davacıların bir zararı var ise bu zararlarını navlun bedelini kime ödemişler ise bu kimselerden tazminat istemeleri gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının narenciye yükünün geminin arızalı olması sebebi ile varma yerine ulaşmadan geriye getirildiği, yükün tamamen hasara uğradığı, davacı ile dava dışı Transferry Ltd.Şti. arasında düzenlenen 12.11.2006 tarihli sözleşmenin Fob teslim esaslı ve ödeme yönteminin mal mukabili ödeme olduğu, malın Ukrayna limanına varmaması sonucu davacının mal bedelini alamadığı, davacının malı yükleten sıfatı ile söz konusu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, taşımaya ilişkin ve kaptan tarafından imzalanan konişmento da taşıyanın adının belirtilmediği TTK 1099 maddesi gereğince donatanın taşıyan sayılması gerektiği, bu sebeple de MV Seewınd gemisi maliki Schıffahrts GmbH ye davalı sıfatı ile husumet yöneltilebileceği, davacının TTK'nun 1235/7 maddesi uyarınca gemi alacaklısı hakkının mevcut olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, Dava konusu yüke verilen zarar bedeli 56.960,00 USD ile 680,00 USD yükleme bedeli ki toplam 57.640,00 USD tutarı ve yükleme masrafları 3.186,00 YTL tutarındaki alacak için davaya konu M/V Seewınd gemisi üzerinde davacı lehine rehin hakkı tesisine, 57.640,00 USD. ve 3.186,00 YTL. nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davaya konu taşımaya ilişkin düzenlenen konişmentonun arka yüzünde yer alan yetkiye ilişkin düzenlemede yetkili mahkemenin taşıyıcının ticari kaydının olduğu yerdeki mahkeme olduğu belirtilmiş ise de, anılan düzenlemede yetkili mahkemenin açıkça gösterilmemiş olması nedeniyle anılan yetki sözleşmesi geçersiz olduğu gibi somut uyuşmazlıkta alacakla birlikte kanuni rehin hakkı tanınması da istenmiş olup, buna ilişkin davanın en çabuk ve en az masrafla görülebileceği yerde açılması gerektiği ve bu yerinde genellikle geminin talep zamanında bulunduğu yer mahkemesi olması karşısında mahkemenin uyuşmazlığa bakmakta yetkili bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, takdir edilen 625.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3.462.00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 15.01.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy