(818 S. K. m. 61)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24/04/2008 gün ve 2005/51-2008/125 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. P. Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılardan H. S.'nın sair davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu, müvekkili ile davalı H. S.'nın 22.09.2003 gününde akdettikleri sözleşme ile davalı şirketin devri konusunda anlaşmış bulunduklarını, sözleşmenin imzası anında müvekkili tarafından 15.000.000.000 TL'nin davalı H. S.'ya ödenmiş olduğunu, ayrıca davalı şirketin yetkilisi tarafından keşide edilen 10.000.000.000 TL çek bedeli ile bir kısım şirket siparişlerinin bedelinin de bankadan yapılan 12.250.000.000 TL ve 6.846.468.620 TL havaleler ile müvekkili tarafından ödendiğini, ancak davalı H.'in taahhütlerini yerine getirmediğini, bu sebeple müvekkili tarafından davalı şirket adına yapılan ödemeler sebebiyle davalı şirketten 29.096.468.000 TL, sair davalıdan da ödediği 15.000.000.000 TL olmak üzere toplam 44.096.468.000 TL alacaklı olunduğunu ileri sürerek, müvekkilinin alacağının ödeme tarihlerinden itibaren faiziyle birlikte borçlulardan sorumlu oldukları miktarlar itibariyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davanın sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olduğunu, bu davalarda zaman aşımı süresinin 1 yıl olup davanın öncelikle zaman aşımı süresinin geçmiş olması sebebiyle reddinin gerektiğini, davacı ile müvekkili şirket arasında yapılmış bir sözleşme veya davacıya müvekkili şirket tarafından yapılmış bir taahhüdün bulunmadığını, bu sebeple davacının paylarını satma veya devretme taahhüdünde bulunan H. S.'dan talepte bulunabileceğini davacının şirket adına borç ödemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı H. S. vekili, müvekkilinin Kiler Cam A.Ş.'nin yetkilisi olduğu dönemde davacı ile bir devir sözleşmesi imzalamadığını, davacının iddia ettiği gibi bir sözleşmenin olmadığını, davacının müvekkilinin oğlu F. S. ile birlikte kurmuş olduğu şirket tarafından satın alınan malların davalı şirketin fabrikasında işlendiğini, davacının müvekkiline ödediği 15.000.000.000 TL'nin davacının kurduğu şirketin müvekkiline ilişkin fabrikayı kullanmasından dolayı kira borcu olarak ödendiğini, davacının davalı şirket adına yapmış olduğunu iddia ettiği ödemelerin ise aslında kendisine ilişkin şirket için yaptığı ödemeler olup, davacının şirketinin kurulma aşamasında satın aldığı malları Kiler Cam A.Ş. adına aldığını, bedellerini de Kiler Cam A.Ş. adına ödediğini, bu ödemelerin müvekkiliyle ve davalı şirketle bir ilgisinin olmadığını, davacının iddia ettiği ödemelerin muhatabının müvekkili olmadığı gibi davanın da zamanaşımına uğradığını savunarak, reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve bütün dosya kapsamına göre davacının davalı şirkete ortak olmak amacıyla 15.000.000.000 TL ödemede bulunduğu, davalı H. S.'nın parayı aldığı tarihte yönetim kurulu başkanı olduğu, bu sebeple anonim şirket devir sözleşmesi geçersiz olsa bile geçersiz sözleşmeye dayanarak alınan paranın davalılar tarafından davacıya ödenmesi gerektiği, davacının davalı şirket tarafından keşide edilen 10.000.000.000 TL bedelli çeki çek alacaklısı Y. Ç.'a ödediği anlaşılmış ise de çekin Y.'a ilişkin aracın satışı sebebiyle verildiği, aracın adı geçen tarafından davacı adına devir işlemi yapıldığı, bu halde davacının araç için ödediği bedeli davalılardan isteyemeyeceği, ödenen 6.846.468.620 TL tutarlı banka havalesinin davalı şirkete ilişkin olmadığından bu bedelin de davalılardan istenemeyeceği, 12.250.000.000 TL tutarlı banka havalesinin davalı şirketin mal aldığı firmaya olan borcuna karşılık davacı tarafından gönderildiği ancak hangi amaçla gönderildiğinin ispat edilemediği ve bu bedelin davalı şirketin muhasebe kayıtlarında görülmediğinden davacının sözkonusu bedeli davalılardan isteyemeyeceği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 15.000,00 YTL alacağın ödeme tarihi olan 22.09.2003 gününden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalılardan alınmasına, fazlaya ait istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmaması ile davacının davalılardan H. S. ile yaptığı sözleşmeye dayalı olarak anılan davalıya verdiği paranın istirdadı istemine ait davanın dayanağının akde aykırılıktan kaynaklanmış olmasına göre anılan davalı hakkında açılan davada sebepsiz zenginleşmeye ait zaman aşımı hükümlerinin uygulanmasına olanak bulunmadığından bu davalı hakkında açılan davada zaman aşımı süresinin geçmediği anlaşıldığından davalı H. S.'nın tüm, davacı ve davalı şirket vekillerinin ise aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacı ile davalılardan H. S. arasında yapılan Tutanak başlıklı sözleşme uyarınca davacı tarafından H. S. ve davalı şirket yararına yapılan ödemelerin sözleşmenin yerine getirilmemesi sebebiyle tahsili istemine ilişkindir.
Davacı ile davalılardan H. S. arasında düzenlenen tutanakta 15.000.000.000 TL'nin davalı H.'e verildiğinin açıkça belirtilmiş olmasına ve dava dilekçesinde de anılan tutarın yalnızca davalılardan H. S.'dan tahsilinin istenmiş olmasına göre söz konusu tutarın bu davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde isteme aykırı olarak davalı şirketten de tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, davalı şirket davacının şirket yararına yaptığını iddia ettiği ödemelerin şirketten tahsiline ait davaya karşı zaman aşımı def'inde bulunmuş olmasına rağmen bu konuda mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Mahkemece, bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiş, kararın bu sebeple de davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
4- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; kabul şekline göre de davacının davalı şirket yararına ödediğini iddia ettiği 07.10.2003 günlü Trakya Cam Sanayi hesabına yapılan EFT işlemine ait dekontta gönderilmiş bulunan 12.250.000.000 TL Kiler Cam Sanayi Tic. teslimatı olarak belirtilmiş ise de yapılan bu ödemenin davalı şirket yararına mı yoksa davacı ile Fatih Sarı arasında kurulmuş olup, 01.10.2003 gününde ticaret siciline tescil edilmiş bulunan dava dışı Kiler End.Cam Temizlik...Ltd.Şti. yararına mı yapılmış olduğu anlaşılamadığı gibi bilirkişi raporunda da bu konuda kesin bir tespitte bulunulmamıştır.Bu halde davacının havale ettiği 12.250.000.000 TL tutarın davalı şirket yararına yapılan bir ödeme olup olmadığının tespiti için davalı şirket ile dava dışı Kiler End.Cam Ltd.Şti.nin kayıtları incelenerek, 07.10.2003 gününde Trakya Cam'a gönderilmiş bulunan bu paranın hangi şirketin ticari ilişkisi sebebiyle gönderilmiş olduğunun tesbit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yön açıklığa kavuşturulmadan, yazılı gerekçe ile davacının davalı şirkete yönelik bu yöndeki isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı Hayrettin Sarı vekilinin tüm, davacı ve davalı şirket vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu bentlerde yazılı sebeplerle davalı şirket; (4) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu bentte yazılı sebeplerle de davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 688.50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Hayrettin Sarı'dan alınmasına, 25.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy