(6762 S. K. m. 108)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.12.2007 tarih ve 2006/391 - 2007/565 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.L. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasında bağıtlanan sözleşme uyarınca müvekkilinin üstlendiği işi yapmasına rağmen davalının tellallık ücretini ödemediğini ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 YTL'nın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında iddia edilenin aksine yazılı bir sözleşme bulunmadığını, müvekkilince düzenlenen belgenin araştırma ve teklif mektubu toplamaya yönelik yetki belgesi olduğunu, yetki belgesi üzerindeki ücret proje değeri üzerinden ödenecektir ibaresinin davacı tarafından sonradan yazıldığını savunarak, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasında bağıtlanan sözleşme ile davacının, davalı kooperatifin maliki olduğu arsalar üzerinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapabilecek müteahhitler bulmayı üstlendiği ve üstlendiği bu işi yaparak davalı kooperatif ile dava dışı firma arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalanmasını sağladığı, davacının tellal gibi hareket ettiği, sözleşme ile saptanan ücret olmadığı, ancak ticari işler tellalı tacir sayıldığı için yaptığı işten dolayı TTK.'na göre zaten ücret isteme hakkına haiz olduğu, davalı tarafından düzenlenen 17 Mart 2005 tarihli belgenin ve bu belgenin üzerinde her iki yanın özellikle davalının imzasının bulunması karşısında, geçerli bir yazılı tellallık sözleşmesi bulunduğu, TTK.'nun 108. maddesi de gözetilerek davacının 10.000,00 YTL üzerinde tellallık ücreti isteyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 50,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy