(6762 S. K. m. 4, 893, 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.09.2007 tarih ve 2007/637 - 2007/537 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili tarafından taşıma sigorta poliçesiyle sigortalı emtianın davalıya ait gemi ile hasarlı şekilde taşındığını, sigorta tazminatının ödendiğini, rücu koşullarının bulunduğunu ileri sürerek, 2.888.74 YTL'nın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın değerine göre sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine, mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin sullh hukuk mahkemesi olduğuna, karar kesinleştiğinde istek halinde dosyanın görevli İzmir Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta sigortalı emtianın davalının sorumluluğundaki gemi ile hasarlı şekilde taşındığı iddia edilmiş, davacı işbu davasını TTK'nun 1301. maddesi uyarınca halefiyet ilkesine dayanarak açmıştır.
28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Yasa ile 6762 sayılı Türk Ticaret Yasası'nın 4. maddesine eklenen fıkrada, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığınca, bu Yasanın dördüncü kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulacağı, bu mahkemelerin yargı çevresinin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirleneceği düzenlenmiştir. Anılan yasal düzenleme doğrultusunda Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararıyla da, bu tür davalara denizcilik ihtisas mahkemesi bulunmayan yerlerde birden fazla ticaret mahkemesi bulunması halinde (1) numaralı ticaret mahkemesinin bakacağı belirlenmiştir. Deniz ihtisas mahkemesi sıfatlı ticaret mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki ilişki, görev ilişkisidir.
Somut olayda dava konusu taşıma, deniz yoluyla gerçekleştirilmiştir. Uyuşmazlık, 6762 sayılı TTK.nun "Deniz Ticareti" başlıklı 4 ncü kitabındaki 893 ve onu izleyen maddelerde düzenlenen hükümler dikkate alınarak çözümlenecektir. Dolayısıyla görevli mahkeme, Denizcilik İhtisas Mahkemesidir. Denizcilik ihtisas mahkemesinin görev alanına giren davalarda dava konusunun değerinin de bir önemi yoktur. Bu durum karşısında, davanın İzmir 1 numaralı Ticaret Mahkemesine açıldığı, denizcilik ihtisas mahkemesi sıfatıyla bu davaya bakacağı dikkate alınıp, işin esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2010 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy