(1086 S. K. m. 288, 432, 433)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.04.2008 tarih ve 2005/737-2008/107 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, İstanbul'da bulunan müvekkilinin Mersin'de mukim Ç. A.Ş.'ne tekstil ürünleri satıp üç çuval içinde taşınması için davalı şirkete teslim ettiğini, davalının ise bu malları anılan şirkete teslim etmeyip Çetin K. isimli bir kişiye teslim ettiğini bildirdiğini ileri sürerek, (10.558) YTL'nin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkiline böyle bir mal teslim etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davasının davalı şirkete ait otobüsle İstanbul'dan Mersin'e tekstil ürünlerini gönderdiği, bu ürünlerin taşıma sırasında kaybolduğu, davacının da olayda % 50 oranında müterafik kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davanın (5.279) YTL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-) HUMK'nun 433/2. maddesi uyarınca cevabi temyiz süresi 10 gündür. Mümeyyiz davalı vekilinin temyiz dilekçesi davacı vekiline 09.07.2008 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davacı vekili tarafından cevabi temyiz süresi geçirildikten sonra, 24.07.2008 tarihinde karar temyiz edilmiştir. Bu durum karşısında HUMK'nun 432/4. maddesi uyarınca, davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-) Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan zararın davalı taşıyıcıdan tazmini istemine ilişkindir.
HUMK'nun 5219 ve 5236 SK.'lar ile değişik 288. maddesi uyarınca miktar veya değeri 11.04.2008 hüküm tarihi itibariyle (490) YTL'ni geçmeyen hukuki işlemlerin senetle ispat olunması gereklidir. Somut uyuşmazlık yönünden de taşıma sözleşmelerinin yazılı olarak düzenlenmesi geçerlik şartı değilse de davacı tarafından talep edilen tazminat miktarı nazara alındığında, taraflar arasında bir taşıma sözleşmesi bulunduğunun davacı tarafça yazılı delille ispatlanması gerektiği açıktır. Davalı vekili tarafından da hem taraflar arasında bir akdi ilişkinin bulunduğu hususu inkar edilmiş, hem de 15.02.2006 tarihli oturumda tanık dinlenmesine muvafakat etmedikleri bildirilmiştir. Bu durumda mahkemece teslim maddi vakıasından hareketle tanık dinlenmesi ve giderek HUMK.'nun 288. maddesi hilafına taraflar arasında taşıma sözleşmesi bulunduğu hususunun da tanıkla ispatı sonucunu doğuracak şekilde hareket edilmesi mümkün değildir. Ancak davacı tarafından sunulan ve 3 çuval Tolga K. 02.07.05 16:30 ibareli belgedeki yazıların Tolga K.'ye ait olduğunun ve Tolga K'nin de davalı şirketin yetkili temsilcisi veya davalı şirket adına mal teslim almaya yetkili memuru olduğunun, kanıtlanması halinde, anılan belgenin bir yazılı delil başlangıcı olarak kabulü düşünülebilirse de mahkemece bu konuda da hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yukarıda açıklanan şekilde incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 54.85 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 01.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy