(556 S. KHK. m. 61, 61/A)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 5.5.2009 tarih ve 2008/114-2009/59 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İ. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin 1992 yılında kurulduğunu ve KİPA ibareli markalarının bulunduğunu, anılan ibarenin tüm sınıflar için marka tescil başvurusunun davalı adına tescilli marka sebebiyle kısmen reddedildiğini, davalının müvekkilinin tanınmışlığından yararlanmak üzere kötüniyetli olarak anılan ibareyi tescil ettirdiğini, davalının bu markayı hiç kullanmadığını ileri sürerek, davalının KİPA77 markasının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizin 18.2.2008 tarihli ilamında belirtilen sebeplerle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davalı adına tescilli 154992 Sayılı markanın yargılama sırasında yenilenmeyerek hükümden düştüğü, bu sebeple bu markanın hükümsüzlüğüne ilişkin istemin konusuz kaldığı gerekçesiyle, karar verilmesine yer olmadığına, davalı adına tescilli 2001/8890 Sayılı markanın ise, dava açıldığı tarihte henüz tescil işlemlerinin tamamlanmadığı, tescil işlemlerinin yargılama sırasında tamamlandığı, bu itibarla davanın açıldığı tarihte davalı adına marka bulunmadığı gerekçesiyle, bu marka yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı adına tescilli markanın kullanılmadığı iddiasına dayalı hükümsüzlük istemine ilişkin olup, mahkemece, yargılama sırasında markanın yenilenmemesi sebebiyle hükümden düştüğü ve bu sebeple dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş ise de, davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması için davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olması gerekmektedir.
Bu itibarla, mahkemece yenilenmeme sebebiyle hükümden düşen marka yönünden davalının dava açılmasına sebep olup olmadığı, bu bağlamda dava tarihi itibariyle tarafların haklılık durumu değerlendirilerek buna göre yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumluluğun belirlenmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 10.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy