(556 S. KHK. m. 9, 61)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 5.5.2009 tarih ve 2008/149 - 2009/102 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Murat Azaklı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile marka sözleşmesi yapılması gerektiği halde davalı firmanın bu sözleşmeyi akdetmeksizin imal ettiği ve satmakta olduğu tüm ürünlerinde, firmayı tanıtan duvar takvimlerinde, kataloglarında ve dergilerinde, işyeri levhalarında, firma ismiyle birlikte müvekkili kuruma ait TSE markasını logosuyla birlikte kullandığını ileri sürerek, TSE markasına vaki tecavüzünün önlenmesine, masrafları davalıdan alınmak kaydıyla piyasaya sunduğu ve halen stoklarında bulunan haksız marka basılı her türlü evrak, katalog, broşürleri, dergilerinin ve levhalarının toplatılarak muhafaza altına alınmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.070 TL maddi ve 6.210 TL manevi tazminatın tespit tarihinden itibaren ticari reeskont faiziyle birlikte tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 24.7.2003 yılından bu yana TSE belgesinin mevcut olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalının, davacı TSE ile ürün belgelendirme talimatına uygun sözleşme akdetmeksizin 2008 yılı duvar takvimi, fabrika önündeki totemde ve dosya arka kapağında davacıya ait TSE markasını izinsiz olarak kullandığı ve bu haksız kullanımının 556 Sayılı K.H.K.nın 9. maddesi ile marka hakkına tecavüz sayılan fiilleri düzenleyen 61. maddesini keza yine davacı TSE belgelendirme talimatının marka veya belgelerin haksız kullanılmasını düzenleyen 29. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının markaya tecavüzünün önlenmesine, toplatılma ve muhafaza altına alma talebinin atiye bırakılması sebebiyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 2.070 TL maddi tazminat ve takdiren bu miktarın 3 katı 6.210 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsiline, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, markaya tecavüzün önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, TSE Ürün Belgelendirme Yönergesi dikkate alınarak maddi tazminatın 3 katı olan 6.210.00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Manevi tazminat miktarının tayin ve takdiri mahkemeye aittir. Hakimin özel durumları dikkate alarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı makul ve adalete uygun olmalıdır. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ele geçirilen ürünlerin niteliği ve sayısı dikkate alındığında hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı fazla bulunmuştur. Bu durumda mahkemece, daha ılımlı, adalete uygun ve makul bir manevi tazminat miktarına hükmedilmesi gerekirken, olayın özelliğine uygun düşmeyen, TSE Ürün Belgelendirme Yönergesine göre manevi tazminat takdiri isabetli görülmemiş ve kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 14.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy