(6762 S. K. m. 1299) (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları (ZMSS) A.1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 7.5.2009 tarih ve 2008/248-2009/178 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Numan Acar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin taşıma işiyle iştigal ettiğini, davalı nezdinde taşıyıcı mali mesuliyet sigorta poliçesi tanzim edildiğini, 15.6.2007 tarihinde yüklenen emtianın alıcısına ulaşmaması sebebiyle müvekkilinin üst taşıtana 67.000,00 TL hasarı ödemek zorunda kaldığını ancak davalının haksız olarak rizikoyu tazmin etmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkı saklı olarak şimdilik 8.500,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşımanın yapılacağı araçları seçme konusunda davacının gerekli özeni göstermediğini, bu sebeple poliçedeki özel düzenleme uyarınca rizikonun teminat dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, poliçenin teminat dışı halleri düzenleyen ikinci maddesi uyarınca davacının araç temininde gerekli özeni göstermediği için rizikonun teminat dışı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıyıcı mali mesuliyet sigorta poliçesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere taraflar arasındaki uyuşmazlık, mali mesuliyet sigorta poliçesindeki özel şart uyarınca davacı üst taşıyıcının alt taşıyıcıları seçme konusunda gerekli özeni gösterip göstermediği konusunda toplanmaktadır. Davacı, yükün verileceği aracın çalıntı olup olmadığını kontrol edilerek aracın trafik tescil kaydının ve sürücü belgesinin suretlerinin alındığını ve sigorta şirketinin bir yetkilisinin de müvekkili bürosunda nezaret görevi üstlendiğini ileri sürmüştür. Hükme dayanak yapılan ve unvanı belirtilmeyen bilirkişi tarafından yazılan raporda davacının aldığı önlemlerin yeterli olmadığı, sabıka kaydı, kefil vs. tedbirlerin de alınması gerektiği belirtilerek davacının gerekli özeni göstermediği ifade edilmiştir. Ancak, taşıma konusunda ne şekilde uzman olduğu dosya kapsamından anlaşılamayan bilirkişinin bu sonuca ne şekilde vardığının gerekçesi açıklanmamıştır.
Uyuşmazlığın bu mahiyetine göre mahkemece, poliçedeki özel düzenlemede yer alan özen kavramının neleri kapsadığının taşıma sektöründeki uygulamalar nazara alınarak belirlenmesi, somut olayda davacının araç temininde gerekli özeni gösterip göstermediğinin aralarında taşıma konusunda uzman bilirkişi bulunan kuruldan rapor alınarak tespiti ve sonucuna göre rizikonun tazmininin gerekip gerekmediğinin belirlenmesi gerekirken, yetersiz rapora göre yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararının BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 21.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy