(6762 S. K. m. 520) (1086 S. K. m. 409)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.12.2008 tarih ve 2008/349-2008/456 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. S. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı limited şirketteki hissesini 9.7.2003 tarihinde davalıya devrettiğini, ancak devir ve tescil işlemlerinin yapılmadığını ileri sürerek, pay devrinin tespitini ve tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ö. T., davacının hisse devrinden öncesine ait borçları olduğunu öğrendiğini, davacının bu borçları ödemediğini, şirketin acenteliğinin de feshedildiğini, bu sebeplerle davacı hissesini devralmaktan vazgeçtiğini savunarak davanın reddini istemiş: karşılık davada da davacıya ödediğini ileri sürdüğü 3.3235 TL'nin davacı/karşı davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı şirkete yapılan tebligata rağmen davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, devrin imzası noterce tasdik edilmiş yazılı sözleşmeyle yapıldığı ve ortaklar kurulunun devre muvafakat ettiği anlaşılmakta ise de T.T.K.nun 520. maddesi gereğince devrin şirket yönünden geçerli olması için devrin pay defterine kaydedilmesi gerektiği, ancak bu durumun ispatlanamadığı gerekçesiyle pay devrinin tespitine yönelik asıl davanın reddine, karşı davacı Ö. T. karşı davayı takip etmediğinden H.U.M.K.409. maddesi gereğince karşı davanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, limited şirkette pay devrinin tespiti ve tesciline ilişkindir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, mahkemece devrin pay defterine kaydedildiği hususu ispatlanamadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı taraf temyiz dilekçesi ekinde davalı şirketin noter tasdikli pay defteri örneğini sunmuş bulunmaktadır. Kural olarak, pay defterinin davalı şirket tarafından ibraz edilmesi gerektiğinden, temyiz aşamasında da olsa davacı tarafından ibraz edilen bu belgelerin T.T.K.nun 520. maddesi anlamında geçerli bir pay devrinin gerçekleştiğini gösterip göstermediği değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi için, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 28.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy