(6762 S. K. m. 4, 893)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2.Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08.07.2008 tarih ve 2007/140-2008/1105 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Erhan Köse tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkil sigorta şirketine nakliyat sigorta poliçesi' ile sigortalı emtianın zarar görmesi nedeni ile sigortalı Okan Cam San. ve Tic. A.Ş.'ye ödemede bulunduklarını, davalının taşıyanın acentesi olduğunu, taşıyanın emtiaya verdiği zarardan sorumlu olduğunu, yapılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı acente olduklarını, haklarında dava açılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının taşıyanın acentesi olduğu, navlun bedelinin taşıyanın rızasıyla alındığı, husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taşıma sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta sigortalı emtianın davalıların sorumluluğundaki gemi ile taşınması sırasında hasarlandığı iddia edilmiştir. Uyuşmazlığa 6762 sayılı TTK.nun "Deniz Ticareti" başlıklı 4 ncü kitabında yer alan 893 ve onu izleyen maddelerinde düzenlenen hükümlerin uygulanması ihtimali vardır. Bu durumu değerlendirme görevi de denizcilik ihtisas mahkemesine aittir.
28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Yasa ile 6762 sayılı Türk Ticaret Yasası'nın 4 ncü maddesine eklenen fıkrada, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığınca, bu Yasanın dördüncü kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulacağı, bu mahkemelerin yargı çevresinin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirleneceği düzenlenmiştir. Anılan yasal düzenleme doğrultusunda Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararıyla da bu tür davalara denizcilik ihtisas mahkemesi bulunmayan yerlerde birden fazla ticaret mahkemesi bulunması halinde (1) numaralı ticaret mahkemesinin bakacağı belirlenmiştir. Deniz ihtisas mahkemesi sıfatlı ticaret mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki ilişki, görev ilişkisidir. Deniz ihtisas mahkemesinin görev alanın tayininde davanın değeri önemli olmayıp, uyuşmazlığın deniz ticaretinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı esas alınacaktır.
Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekeceğinden, mahkemece görevsizlik kararı verilmek üzere, hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek bulunmadığına, 14.06.2010 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy