(1086 S. K. m. 428)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04/05/2009 tarih ve 2007/296-2009/210 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan A. H. E. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan A. H. E. arasında imzalanan hizmet sözleşmesiyle bu davalının müvekkiline ait şirkette çalışmaya başladığını, ancak şirketten ayrıldıktan sonra davalının sözleşmeye aykırı bir şekilde diğer davalı yanında çalışmaya başladığını ve tedavileri müvekkilince yapılan 26 hastanın diğer davalıya geçişinin sağlandığını, bu durumun haksız rekabet olduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespitini, men'ini ve karar özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı tarafa verilen kesin süreye rağmen hasta kayıtlarının ibraz edilmediği, davalılardan A. H. E.'un davacı şirketten ayrıldıktan sonra davalı şirket lehine çalışarak sözleşmenin 11. maddesine aykırı davrandığı, bu nedenle davalılardan A. H. E. tarafından haksız rekabette bulunulduğu gerekçesiyle davalılardan A. H. E. hakkında davanı kabulüne, tazminat hakları saklı tutularak haksız rekabetin tespitine, önlenmesine ve kara özetinin ilanına, diğer davalı hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan A. H. E. vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabetin tespit ve önlenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak kararın gerekçesinde davalılardan A. H. E.'un hangi eylemleriyle haksız rekabette bulunduğu açıklanmadığı gibi taraflar arasındaki sözleşmenin hangi hükümlerini ihlal edildiğini kabul edildiği de açıklanmadan verilen kararın denetlenmesi mümkün olmamıştır. Zira mahkemenin atıfta bulunduğu sözleşmenin 11. maddesi terditli olarak yasaklar öngörmüş olup, görev süresinin bitiminden itibaren üç ay süreli, oniki ay süreli ve tüm zamanları kapsayan yasak eylemler belirlenmiş olup, mahkemenin kabulünün hangi gerekçeye dayandığı denetlenemediği gibi bu sürelerin başlangıcına ilişkin iş aktinin bitiş tarihi de mahkemece tarafların belirttikleri 03.10.2006 tarihinden farklı olarak 05.12.2006 tarihi olarak belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece, 03.10.2006 tarihinde imzalanan fesih sözleşmesi de nazara alınarak hizmet sözleşmesine konu görev süresinin bitiş tarihinin saptanması ve taraflar arasındaki hizmet sözleşmesiyle davalı çalışan A. H. E.'un taahhüt ettiği edimlerden hangisinin ihlal edildiğinin bu tarih itibariyle tespit edilmesi gerekirken denetime imkan vermeyen tarzda yazılı şekilde hüküm tesis yerinde görülmediğinden kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davalılardan A. H. E. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın mümeyyiz davalı yararına bozulmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy