(818 S. K. m. 41, 47)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.12.2008 tarih ve 2007/110-2008/607 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Numan Acar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinden A.'in eşi, diğer davacının babası olan F. Y.'ın 08.06.2003 tarihinde Münih'te öldüğünü, Türkiye'de düzenlenecek defin merasimi için cenaze ile birlikte müvekkillerinin davalı şirkete ait 08.06.2006 tarihli uçakla Münih'ten saat 23:30'da İstanbul'a geldiklerini; ancak, programlanan İstanbul-Ankara aktarmalı uçağa alınmadıklarını, cenazenin ve davacıların otobüsle Reşadiye'ye gitmek zorunda kaldığını ileri sürerek, davacılar için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın ve 2.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin uçuş süresi içindeki gecikmelerden dolayı sorumluluğunun bulunmadığını, gecikmenin taşıyıcının kontrolü dışındaki nedenlerden kaynaklandığını, manevi tazminatın koşullarının somut olayda gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davaların taşıma anlaşmasında kararlaştırılan yere davalının kusuruyla taşınamadıkları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.200,00 TL maddi tazminat ile her bir davacı için 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, havayoluyla yolcu taşımada maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Varşova Konvansiyonunun 20. maddesi uyarınca taşıyıcı, kendisinin ve adamlarının zararı önlemek için gerekli bütün tedbirleri almış olduklarını veya onlar için bu tedbirleri alma olanağı bulunmadığını ispatlarsa, sorumlu olmayacaktır.
Bu durumda mahkemece, davaya konu seferi gerçekleştirecek uçağın Münih havaalanından kalkışının gecikmesinin zorunlu nedenlerden kaynaklandığı ve gecikmeden davalı havayolu işletmesinin sorumluğunun bulunmadığı savunması üzerinde durulmak ve konusunda uzman bilirkişiden alınacak bilirkişi raporu sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy