(818 S. K. m. 106)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.4.2009 tarih ve 2007/440-2009/242 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Sultan Gümüş Başaran tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında bağıtlanan 20.1.2007 tarihli sözleşme ile müvekkilinin davalının anlaşmalı olduğu İstanbul Avrupa yakasında firmalara piliç eti ve parça ürünlerin frigorifik araçlarla taşınmasını üstlendiğini, sözleşmenin gereği gibi ifası için araç alıp işe uygun personel istihdam ettiğini, davalının 2007 yılı Şubat ayında sözleşmeye aykırı araçları ve dava dışı kişilere yapıldığının duyulması üzerine, davalıya 6.3.2007 tarihli ihtarnamenin keşide edildiğini, ihtarnameden sonra bir süre daha müvekkiline iş verilip 9.4.2007 tarihinden sonra müvekkiline hiç iş verilmediğini, müvekkilinin araçları, personelinin davalının eylemi sebebiyle boşta kaldığını, ticari hayatının tehlikeye girdiğini, 9.4.2007 tarihi ile 9.5.2007 tarihi arasında 30 günlük sürede müvekkilinin kar kaybının 20.000,00 TL olduğunu, davalının eyleminin tek taraflı olarak sözleşmeyi fesih niteliğinde olduğunu, sözleşmenin 9. maddesine göre de sözleşme şartlarına uyulmaması halinde 100.000,00 TL cezai şart ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, sözleşmenin davalı tarafça haksız yere ihlali sebebiyle 100.000,00 TL cezai şart ve 20.000,00 TL kar kaybı alacağının faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince sözleşmenin fesh edilmediğini, bazı ticari ve ekonomik sebeplerle iş yoğunluğunun zaman zaman azalıp arttığını, sözleşmede davacıya tek başına dağıtım yaptırılacağına, tekel hakkı tanınacağına, belirli sürede belirli miktarda iş verileceğine dair hüküm bulunmadığını, davacının aldığını iddia ettiği araçların kendi iştigal alanı ile ilgili olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 9.4.2007 tarihinden itibaren davalının davacıya iş vermediğinin sabit olduğu, sözleşme ile davacıya tekel hakkı tanınmadığı, davacı tanıklarının beyanlarına göre dava dışı ... Market AŞ ve ... Et firmalarının taşıma işini kendi araçları ile yapmaya başlaması sebebiyle davacı ve davalı arasındaki taşıma işinin fiilen ortadan kalktığı, dosya kapsamına göre sözleşmenin taraflarca usulüne uygun olarak feshedilmediği, davacı tarafça B.K.nun 106 vd. maddeleri uyarınca yasanın kendisine tanıdığı tercih hakkı kullanılmayıp sözleşme feshedilmeyip müspet zarar niteliğindeki 1 aylık kar kaybının talep edildiği, davacının usulüne uygun tutulmayan defter ve belgelerine göre müspet zararının kanıtlanamadığı, sözleşmede münhasır taşıma hakkı tanınmayıp, ifa yeri ve zamanı kararlaştırılmadığı, dava dışı ... Market AŞ ve Ş... Et firmalarının taşıma ve teslim şeklini değiştirip kendi araçları ile taşımaya başlaması halinde davacının davalı adına yapacağı taşıma işinin azalacağının aşikar olduğu, davalının ticari ve ekonomik sebeplerle iş yoğunluğunun azalıp arttığı yönündeki savunmasına itibar edildiği, cezai şart isteminin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma akdinden kaynaklandığı iddia olunan müspet zarar (kar mahrumiyeti) ve sözleşme ile kararlaştırılan cezai şartın tahsiline ilişkin olup, yukarda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı sözleşme hükümlerine aykırı olarak davalının kendisine iş vermediğini ve eylemli olarak sözleşmeyi feshettiğini ileri sürmüş, davalı ise feshin söz konusu olmadığını savunmuştur. Ayrıca davalı tarafın bir fesih bildirimi de mevcut değildir. Davacı taraf davada iş vermemeye dayalı kar mahrumiyeti ve sözleşmeye aykırılık sebebiyle cezai şart isteminde bulunduğuna göre mahkemece, davalının sözleşmeyle 3 yıllık süre içerisinde İstanbul-Avrupa yakasına yapacağı taşıma işlerini davacıya verdiği ve sözleşmede başkalarına ait araçlarla da taşıma yaptırma hakkını saklı tuttuğuna dair bir ifadeye yer verilmediğinden davalının 3 yıl müddetle sözleşme konusu işi davacıya yaptırması gerektiği nazara alınıp gerektiğinde tarafların daha önceki ticari ilişkisinin boyutu nazara alınıp davacının davaya konu yaptığı 1 aylık kar mahrumiyeti tutarı hesaplattırılıp buna hükmedilmesi ve sözleşmenin 9. maddesindeki cezai şartın niteliği tartışılarak davacının bunu istemekte haklı olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmek gerekirken yerinde bulunmayan yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 07.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy