(818 S. K. m. 66, 125)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Karşıyaka 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 01.04.2008 tarih ve 2007/1324-2008/477 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi E.K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin anne kız olduğunu, davacı E.'nin hesabının aynı şubede isim benzerliği olan bir başka kişinin hesabı ile karıştırıldığını 2006 yılı Mart ayında öğrendiğini, davalı bankaca 500.-YTL hata yapıldığının kabul edildiğini ileri sürerek 2.000.-YTL maddi ve 2.000.-YTL manevi tazminatın bankaların kısa vadeli mevduatlara uyguladığı en yüksek faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, BK. 66. maddesi gereğince zamanaşımı süresinin öğrenmeden itibaren 1 yıl olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıların isim benzerliği nedeni ile paranın başka hesaba gönderildiğini 2006 yılı Mart ayında öğrendikleri, dava tarihi itibariyle 1 yıllık sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, mevduat sözleşmesinden doğan alacak istemine ilişkindir.
Mevduat sözleşmesi, ağırlıklı olarak esas itibariyle belli oranda faiz elde etme amacına yöneldiği için ödünç sözleşmesine daha çok yaklaşan, ancak güvenilir bir kurumda parayı muhafaza etme düşüncesi ile vedia sözleşmesini hatırlatan kendine özgü bir sözleşme tipidir. Mevduata uygulanacak hükümler, ancak kıyas yolu ile ve niteliği uygun düştüğü ölçüde ödünç sözleşmesi hükümleri ve istisnai hallerde vedia sözleşmesi hükümleri olacaktır. Bu sözleşme tipinin açıklanan özelliği nedeniyle bu dava, BK' nun 125'inci madde hükmünde yazılı 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabidir.
Somut olayda, mahkemece BK 66. maddesi gereğince 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de adı geçen kanun maddesinin dava konusu olayda uygulanma olanağının bulunmadığı hususu nazara alınmayarak, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy