(818 S. K. m. 41, 58)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.3.2009 tarih ve 2008/2381 - 2009/459 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline sigortalı işyerinin bulunduğu iş merkezinin malikinin davalılar olduğunu, bina giriş katında bulunan elektrik panosunda bulunan kabloların kısa devre yapması sonucu çıkan yangın sebebiyle oluşan hasar bedelinin ödendiğini ileri sürerek, 3.949,00 TL'nin temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, yangının davalıların irade ve kusurları dışında kabloların içinde meydana gelen kısa devreden kaynaklandığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, B.K.nun 58. maddesine göre, bir bina veya imar olunan herhangi bir şeyin malikinin o şeyin fena yapılmasından yahut korunmasındaki kusurundan dolayı sorumlu olacağı, bu olayda binanın fena yapılmasından ya da korunmasındaki gerekli özen ve dikkatin gösterilmemesi sonucu oluşan bir yangının söz konusu olmadığı, elektrik tesisatının sık sık sorun yaratmamasından fena yapımının söz konusu olmadığı sonucuna ulaşılacağı, yangının meydana gelişinde davalıların doğrudan ya da dolaylı olarak herhangi bir olumsuz davranışlarının da söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yangın klozunu içerir ticari paket sigorta poliçesine dayalı tazminat alacağının rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükme esas bilirkişi raporu esas alınarak ve yazılı gerekçelerle, davalının yangından sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmış ise de, bu sonuç dosya kapsamına uymadığı gibi eksik incelemeye de dayanmaktadır.
Yangının çıktığı ve davacı sigortalısının işyerinin bulunduğu iş merkezi davalılara aittir. İş merkezinde çıkan yangına ilişkin tutulan tutanakta, "elektrik panosunda bulunan kabloların kısa devre yapması sonucu yangının çıktığı" yazılıdır. Bilirkişi raporunda ise, davalılara atfedilecek kusurun bulunmadığı belirtilmiş, bu rapora itiraz eden davacı vekili, davalının kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu iddia etmiştir. Bu itiraza yönelik olarak yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınmadığı gibi, ek rapor dahi alınmamıştır. Yangının çıkış nedeni, dava dışı kiracılar veyahut üçüncü kişiler bakımından B.K.nun 41. vd. madde hükümlerine dayalı binanın ve tesisatının kullanımına ilişkin kusur sorumluluğunu ya da aynı kanunun 58. madde hükmünde yazılı bina maliki olan davalıların kusursuz sorumluluğunu ortaya koyacağından, davada bu nedenin tesbiti önem taşımaktadır.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, B.K.nun 58. maddesi hükmü uyarınca, bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurdan dolayı sorumludur. Bu maddedeki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan sorumluluk halidir. Bina içindeki elektrik tesisleri maddede açıklanan "imal olunan şey" kavramına dahildir. Diğer yandan özel hukuk sorumluluğu bakımından her zaman kusur (kast veya ihmal) unsurlarının bulunması zorunlu değildir. Bu gibi hallerde, zararın, hukuka aykırı bir davranıştan doğması yani objektif koşulun gerçekleşmesi yeterli olup, ayrıca sübjektif koşula diğer anlatımla kusura ihtiyaç yoktur, özellikle kusursuz sorumluluk hallerinde durum böyledir. Zarar, ihmalden de kaynaklanabilir ve ihmali yapan sorumlu olur.
Bu durumda, mahkemece, yukarda yapılan açıklamalar ışığında yeni oluşturulacak bilirkişi kurulundan, davacı vekilinin itirazlarını da değerlendiren Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına bozulmasına, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 07.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy