(3095 S. K. m. 1, 2) (6762 S. K. m. 3, 8, 9)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.03.2009 tarih ve 2002/558-2009/61 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı Birleşik Fon Bankası vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Murat Tolan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, davalı bankanın Kütahya Şubesi'nde açtığı hesaba 11.000,00 TL'si yatırarak hisse senedi alınması için talimat verdiğini, banka çalışanı davalı H. D.'nin müvekkilinin hesaplarında usulsüz işlemler yaparak parayı zimmetine geçirdiğini, bankaca, müfettiş raporu doğrultusunda diğer hisse senetlerinin müvekkiline iade edilmesine rağmen İhlas Finans senetleri veya bedellerinin iade edilmediğini ileri sürerek, anılan hisse bedelleri olan 3.450,00 TL'nin bankalar arası uygulanan değişebilir oranda en yüksek mevduat faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş. 17.10.2008 tarihli ıslahla alacağını 7.967,91 TL'na yükseltmiştir.
Davalı BDDK vekili, davanın yetki, husumet ve esastan reddini istemiştir.
Birleşik Fon Bankası A.Ş. vekili, davacının, müvekkili bankanın Kütahya Şubesinde açtığı hesapta, şube çalışanı H. D. tarafından yapılan usulsüzlük nedeniyle oluşan zararın davacıya ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı H. D., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının, davalı bankanın Kütahya Şubesinde 19.04.2000 tarihinde 11.000,00 TL para yatırarak hisse senedi alınması talimatı verdiği, şube çalışanı davalı H. D.'nin davacı hesaplarında usulsüz işlemler gerçekleştirerek hesaptaki parayı zimmetine geçirdiği; ancak, zimmetine geçirdiği tüm parayı ceza soruşturması sırasında banka şubesine yatırdığı, davalı bankanın diğer hisse senetlerini davacıya iade ettiği ancak borsadaki işlem tahtası kapalı olan İhlas Finans hisselerinin davacı adına alınamadığı gerekçesiyle anılan hisse senedi bedeli olan 3.450,00 TL'nin davalı bankadan yasal faiziyle birlikte tahsiline, BDDK'na yönelik davanın husumet yönünden, hesaptaki tüm zararı banka şubesine yatıran davalı H.'a yönelik davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı Birleşik Fon Bankası vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekili ile davacı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Dava, davacıya ait hesapta davalı banka çalışanı olan diğer davalının usulsüz işlemler yapması nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece 3.450 TL zararın varlığı saptanıp davalı Banka'dan tahsiline karar verilmesine rağmen, davalı H.'ın davalı Banka'ya ödeme yaptığı gerekçesiyle davalı H. hakkındaki dava reddedilmiştir.
Dosya içinde mevcut 14.03.2007 tarihli davalı Banka'nın yazısına göre davalı H.'ın hesabında bulunan para üzerine davalı Banka tarafından teminat amacıyla bloke konulmuş olup, bu durum haksız fiil hükümleri gereğince davalının davacıya karşı olan sorumluluğunu sona erdirmez. Bu nedenle davalı H.'ın da davalı Banka ile birlikte sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken hakkındaki davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın mümeyyiz taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
3) Diğer yandan, mahkemece yasal faize hükmedilmiş ise de davacı vekili, dava dilekçesinde alacağın, bankalar arası uygulanan değişebilir oranda en yüksek mevduat faiziyle, 21.12.2003 tarihli oturumda ticari faiziyle, temyiz dilekçesinde ise reeskont faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Taraflar arasındaki işin ticari nitelikte olduğu gözetildiğinde davacı ticari işlere uygulanan avans faizi talep edebilir ise de temyiz dilekçesinde isteğini reeskont oranında faiz ile sınırlamış olduğundan bu istemi de göz önüne alınarak faize hükmedilmesi için kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ve mümeyyiz davalı, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 18.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy