(3167 S. K. m. 6, 10)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 9.7.2009 tarih ve 2008/2197 - 2009/1197 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi N. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı banka hesabından keşide edilen 11 adet çekin süresinde ibrazında karşılığının olmadığını ve bankanın karşılıksız çıkan her çek yaprağı için sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkı saklı olarak şimdilik 4.000,00 TL.'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, karşılıksız çekler için ibrazdan sonra davacının çek asıllarını da eklemek suretiyle davalı bankaya müracaat etmediği ve takas odasına verilen çekler için bankanın bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, karşılıksız çıkan çek sebebiyle mülga 3167 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca yasal olarak ödemesi gereken tutarın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, takas odasına ibraz edilen çekler için davalı bankadan tazminat istenemeyeceği gerekçesiyle dava ret edilmiştir. Oysa; dava tarihinde yürürlükte bulunan 3167 sayılı Kanunun 6/son maddesinin madde başlığından da anlaşılacağı üzere bu hüküm, bankalar tarafından takasa sunulan ve karşılığı hiç veya tam olarak bulunmadığı saptanan çekler bakımından teknik zorunluluk sebebiyle yasaya eklenmiş bir hüküm niteliğinde olup, münhasıran bankalar arası hesaben tesviye işlemlerine ilişkin bir düzenleme olduğu açıktır. Takasa sunularak karşılığının bulunmadığı saptanan çeklerin takas işlemine konu edildiği andaki hamili konumunda bulunan bankalarca kısmen yahut tamamen karşılıksızlığı usulen saptandıktan ve asıl hamile iadesinden sonra, asıl çek hamilinin, karşılıksız çıkan çeki muhatap bankaya zamanaşımı süresi içerisinde tevdi ederek, 3167 sayılı Kanunun 10. maddesinde belirtilen sorumluluk tutarının ödenmesini talep edebileceği hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece, yasal süresinde bankaya ibrazı sağlanarak karşılıksız kaldığı belgelenen çekler için davacının mülga 3167 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca yasal olarak ödemesi gereken tutarın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 11.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy