(1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Rize 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.7.2009 tarih ve 2007/463-2009/327 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı M. A. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Erhan Köse tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin A. ibaresini marka ve unvan olarak adına tescil ettirdiğini, ayakkabıcılık alanında tanınmış olduklarını, davalı M.'nın ise A..com.tr. alan adının kullanım hakkını diğer davalıdan aldığını, davalının müvekkil markasından istifade etmek istediğini ileri sürerek, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesini, vwvw.A..com.tr alan adının iptalini, 10.000 TL maddi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı M. A. vekili, müvekkilinin A. ibaresini unvan olarak kullandığını, aynı zamanda marka başvuruları olduğunu, aynı ibareyi alan adı olarak adlarına kaydettirdiklerini, davacı markasının tanınmış olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ODTÜ vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı ile davalı M.'nın farklı alanlarda faaliyette bulundukları, davacının markasının tanınmış olmadığı, davalının A. ibaresini alan adı olarak kullanmasının kötü niyete dayanmadığı, diğer davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davacı ODTÜ yönünden husumetten, diğer davalı yönünden davanın esastan, maddi tazminat talebinin ise feragatten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı M. A. vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davalı M. A. vekilinin temyiz istemine gelince; davacı vekili dilekçesinde haksız rekabetin tespitini ve maddi tazminatın tahsilini talep etmiş olup, mahkemece tazminat isteminin feragat sebebiyle reddine karar verildiğine göre, davada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, aksi yönde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacının tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz eden davalı M. A.'a iadesine, 02.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy