(818 S. K. m. 100)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20.09.2007 tarih ve 2006/582-2007/415 s. kararı onayan Daire'nin 06.07.2009 tarih ve 2009/7594-2009/8284 s. kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin birikimini değerlendirmek amacıyla davalı bankanın Meşrutiyet Şubesinde 08.03.1999 gününde hesap açtırdığını, hesap kartonuna kendi ismini ekleyen davalı banka çalışanının hesaba yatırılan paraları yetkisi olmadan çekip, başka hesaplara gönderdiğini ileri sürerek, toplam 24.450 TL'nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacı ile davalı banka çalışanının müşterek hesap sözleşmesi ile münferiden hesaptan para çekmeye yetkili olduklarını, davacının zorunlu olmamasına rağmen bu yetkiyi sair davalıya verdiğini, gerçekleştirilen işlemlerin davacı bilgisinde olduğunu, müfettişe verdiği ifadesinde de parayı aldığını kabul ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı B. A. vekili, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve bütün dosya kapsamına göre davacının davalı B. A.'e verdiği yetkinin kötüye kullanılmış olduğu, davalı B.'nın yalnızca davacı adına işlem yapmak ve hesaptan çektiği tutarları davacıya ödemekle yükümlü olduğu durumda başka şahsa havale ettiği, davalı bankanın da banka çalışanının işlem ve eylemlerini denetlemediği ve istihdam eden sıfatı ile sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 23.350 TL'nın davalılardan tahsiline karar verilmiş, kararın davalı Ziraat Bankası vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.07.2009 günlü kararı ile mahkeme kararı davalı banka yararına bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davacı ile davalı banka arasında 08.03.1999 gününde Sermaye Piyasası Araçları Alım Satımına Ait Aracılık Yatırım Hesabı Sözleşmesi düzenlendiği ve bu sözleşme kapsamında davacı adına hesap açılmak suretiyle işlemlerinin sair davalı banka personeli tarafından yürütüldüğü konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bunun yanında davacı ile davalı banka personeli B. A. aynı tarihte davalı banka ile teselsüllü müşterek hesap sözleşmesi imzalamak suretiyle, bu sözleşme kapsamında açılan hesap üzerinde hesap sahiplerinden her birinin müteselsil alacaklı sıfatıyla tek başına tasarrufta bulunmaya ve özellikle hesaptaki mevduatı tek başına çekmeye yetkili oldukları kabul edilmiştir. Davacı, somut olayda, hesabında yapılan işlemlerden haberdar olmadığını, hesaptan para gönderilen kişileri tanımadığını, işlemlerin bilgisi dışında yapıldığını ileri sürmüştür. Ayrıca, dosya kapsamından davacı ile davalılardan banka arasında yapılan yatırım sözleşmesinde sair davalıya veya bankanın başka bir çalışanına davacının parasını çekme konusunda özel bir yetki verilmeyip, sadece işlemlerin davacı yararına yerine getirilmesine yönelik yetkilerin tanındığı anlaşılmaktadır. Banka çalışanı davalının başka banka müşterileriyle de benzer biçimde işlemler yaparak müşterek hesap sahibi olarak gösterildiği, gerçekte müşterek hesap sahibi olmayıp, müşterilere kolaylık olması bakımından müşterek hesap sahibi yapıldığı, davalı banka çalışanının yapılan işlemi istismar etmemesi durumunda davacının herhangi bir zarara uğramayacağı, davacının davalı banka çalışanı olması nedeniyle sair davalıyı müşterek hesap sahibi yaptığı ve bu halde da davalı banka çalışanının davacının zararına olarak hesaptan para çekmesi sonucu oluşan davacı zararından davalı bankanın, Borçlar Kanunu'nun 100 ncü maddesi uyarınca sorumlu bulunduğu ve bu sebeple mahkemenin kararının onanması gerekirken bozulmasına karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemizin 6.7.2009 günlü bozma kararının ortadan kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin 6.7.2009 tarih ve 2009/7594-8284 s. bozma kararının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün ONANMASINA, ödediği karar düzeltme harcının istem halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, temyizden dolayı aşağıda yazılı bakiye 1.071,69 TL harcın temyiz eden davalıdan alınmasına, 16.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy