(818 S. K. m. 42, 43)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.6.2009 tarih ve 2007/25 - 2009/277 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Erol Kaplan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin heykeltıraş olduğunu, çok sayıda yapıtının bulunduğunu, davalı belediyenin başkan ve başkan yardımcısının Kayaönü ve Çıksorut kavşak düzenlemeleri için müvekkilinden tasarımlar çizmesini istediklerini, müvekkilinin 10 adet tasarım hazırlayarak davalılara sunduğunu, davalının müvekkilinden habersiz, izinsiz ihale açarak bu tasarımlardan dördünü de ihalede kullandığını, müvekkilinin davalı belediye başkanlığına bu konuyu görüşmeye gittiğinde kaba bir biçimde kovulduğunu ve alay edilerek rencide olduğunu ileri sürerek, 50.000 TL manevi, 50.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili belediyenin hiçbir şekilde davacıdan tasarım hazırlamasını istemediğini, bu konuda bir anlaşma akdedilmediğini, söz konusu kavşak düzenleme projesinin hazırlanması işinin E. Ö. isimli kişiye yaptırıldığını, davacıya ait tasarımların müvekkili tarafından hiçbir yerde kullanılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, aslı davacıda bulunan tasarım-çizimlerin, davalı belediyenin ihale dosyasında örnekleri bulunan çizimler ile birebir ayniyet gösterdiği, davacı çizimlerinin fikir ve sanat eseri olduğu ve bu çizimlerin davacının izni ve bilgisi olmaksızın ayrıca herhangi bir bedel ödenmeksizin davalı idare tarafından yapılan ihalede kullanıldığı, yaptırılan işin umuma açık yerlerde sergilenmesine rağmen tasarımların davacıya ait olduğu hususunda açıklayıcı bir yazının bulunmadığı, bu durumun maddi ve manevi olarak davacıyı sarstığı, ihalenin maliyetinin 275.799 TL, yüklenici dava dışı şahsa ödenen iş bedelinin 546.810 TL olduğu, aradaki farkın davacının talebinin çok üzerinde bulunduğu, eserin değerini, eser sahibinin belirleyeceği gerekçesiyle 50.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davaya konu çizim-tasarımların teknik çizim, imalat, uygulama çizimleri yapılmamış olmakla birlikte sözkonusu çizimlerin davacı tarafından meydana getirildiği aşamadaki durumları itibariyle eser sahibinin hususiyetini taşıyan fikir ve sanat eseri niteliğinde olduklarının bilirkişi tarafından mütalaa edilmiş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacıya ait çizim-tasarımların izinsiz olarak kullanılmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacıya ait eserlerin davalı Belediye tarafından düzenlenen kavşak düzenlemesine ilişkin ihale dosyasında izinsiz olarak kullanılması suretiyle davacının çoğaltma ve yayma haklarının ihlal edildiği ve yine sözkonusu çizimlerde davacının adı belirtilmediğinden 5846 Sayılı FSEK'nun 15. maddesindeki adın belirtilmesi yetkisine dair manevi hakkının ihlal edildiği anlaşıldığından davacı lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine yönelik mahkemenin kabulü yerindedir. Ancak, davalı tarafça dosyaya ibraz edilen fotoğraflar ve 7.6.2007 tarihli raporda zemine uygulanan projenin davacıya ait eserlerden farklı olduğu bilirkişi tarafından beyan edildiğine göre, mahkemenin ihale bedelinden yola çıkarak maddi tazminat miktarını belirlemesi doğru değildir. O halde, mahkemece, içlerinde heykeltıraş ve şehir tasarımcısı bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden davalı tarafından düzenlenen ihale evrakı formunda, çoğaltma ve yayma haklarının ihlal edilmesi sebebiyle davacıya ödenmesi gereken maddi tazminat miktarı konusunda rapor alınması, şayet bu şekilde tazminat miktarının belirlenmesi mümkün olmaz ise B.K.nun 42. ve 43. maddeleri uyarınca tazminat miktarının takdir edilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme içeren bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu sebeple davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 12.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy