(6762 S. K. m. 1263, 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 16/06/2009 tarih ve 2007/945-2009/355 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin sel su baskını ve yer kayması teminatı içerir konut sigorta poliçesiyle sigortalı binasında İSKİ tarafından yapılan kolektör ve bağlantı inşaatı nedeniyle yer altı sularının çekilmesi sonucu oluşan zararın ödenmediğini ileri sürerek, 10.000,00 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 27.04.2009 tarihli ıslahla istemini 25.763,00 TL'sına çıkartmıştır.
Davalı vekili, binanın zati aybından kaynaklanan ve sigortalı binanın yakınında yapılan kazılar nedeniyle meydana gelen yer kayması ve toprak çökmesinden doğan zararların teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddi istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, Yangın Sigortası Genel Şartlarına ek sel, su baskını klozunda 23.03.2007 tarihinde yapılan değişiklikle, yer altı sularının neden olduğu hasarların teminat altına alındığı, hasarın binanın aybından kaynaklandığının davalıca kanıtlanamadığı, sigorta bedelinin sigorta değerinden fazla olduğundan aşkın sigorta bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 17.003, 00 TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava, gerçekleşen riziko nedeniyle sigorta bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Dava konusu binanın davalı sigorta şirketince, sel su baskını ve yer kayması rizikolarını kapsar şekilde paket konut sigorta poliçesiyle sigorta örtüsü altına alındığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, gerçekleşen rizikonun poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı ve hasarın sigortalı binanın zati aybından kaynaklanıp kaynaklanmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, yapılan inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Söyle ki, gerçekleşen rizikonun yangın poliçesi genel şartlarına ek sel ve su baskını klozunda 23.03.2007 tarihinde yapılan değişiklikle teminat altına alındığı kabul edilmiş ise de belirtilen klozda yer altı sularının doğrudan sebep olduğu zararların teminat kapsamına alınmış olduğu, somut olaydaki zararın doğrudan yer altı sularından kaynaklanmadığından anılan kloz kapsamında teminat kapsamında olmadığı dikkate alınmadan ve poliçedeki yer kayması klozu değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Diğer yandan, rizikonun teminat harici olduğunu kanıtlama görevi davalı sigorta şirketine ait olup, davalının bu kapsamda çevrede bulunan diğer binalarda hasar meydana gelmediğini ve hasarın sigortalı binanın zatiaybından kaynaklandığını savunması karşısında davalının bu savunması üzerinde yetirince durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi de doğru değildir.
3-) Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 25.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy