(1086 S. K. m. 237, 533)
Dava: Taraflar arasında görülen davadan dolayı İstanbul Ticaret Odası'nca verilen hakem kararı 17.12.2008 tarih ve 2007/4 sayılı karar İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce 31.12.2008 gün ve 2008/783 sayılı müzekkereyle Dairemize gönderilmiş, kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.02.2010 gününde davacı vekilleri Av. C. M. ve Av. B. Ç. davalılar vekilleri Av. S. B. ve Av. S. A. gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. S. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: Davacı vekili hakem heyetine vermiş olduğu dava dilekçesinde, taraflar arasında imzalanan İşletme Lisansı Anlaşması uyarınca müvekkiline Agora Alışveriş Merkezi Balçova/İzmir adresinde Burger King sistemi kapsamında fast-food hamburger restoranı işletme lisansı verdiğini, anlaşmanın 20 (3) maddesi uyarınca anlaşmadan ortaya çıkacak bütün uyuşmazlıkların İTO Tahkim Kuralları uyarınca, bu kurallar uyarınca atanacak bir veya daha çok hakem tarafından çözümleneceğini, taraflar arasında anlaşmanın davalı tarafından haksız olarak feshi nedeniyle müvekkilinin çok büyük zararlara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 9.000.000,00 YTL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin 15 inci maddesinin 8. bendinde Lisans alanın hisse devri veya ihracı ve bu hisselere bağlı haklardaki değişiklikler, lisans verenin ön yazılı onayına tabidir. denilmek suretiyle hisse devirlerinin müvekkilinin onayına tabi tutulmasına rağmen, davacı şirket ortakları arasındaki hisse oranı değiştiğinden sözleşmenin 15 ve 23 üncü maddelerine uygun olarak haklı nedenlerle feshedildiğini, davacı şirket ortaklık yapısının Tamer Sürücü ve Suat Koyunca arasında % 50'şer iken S. K.'nun hakkındaki icra takipleri nedeniyle % 49 payını diğer ortağa devrettiğini, S. K.'nun şirkette kalan % 1'lik hissesi üzerine haciz kararı işlendiğini, sözleşmenin 16 ncı maddesinin 1 inci fıkrasının (i) bendinde lisans alan aleyhine icra takibine geçilmesinin sözleşmenin haklı nedenle feshi nedeni sayıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla istenen tazminatın da fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Hakem heyetince, sözleşmenin davalı tarafından feshine dayanak olarak taraflar arasındaki akdin 15/8 inci maddesinin gösterildiği, sözleşmenin lisans alan sıfatına haiz davacı şirketin iki ortağının sözleşme imzalanırken % 50, % 50 olan hisselerinin sözleşmenin imzalanmasından 10 ay sonra şirket ortaklarından birinin % 49 hissesini diğer ortağa devredip, ortaklık durumunun % 99, % 1 şekline dönüştüğü, sözleşmenin 15/8 inci maddesindeki hükmün sadece 3. kişilere yapılacak devirlerin düzenlendiği, davacının sözleşmenin feshinin kendisine bildirildiği tarihten 30 gün içerisinde sözleşmenin 16/VIII. maddesi uyarınca eski hale getirdiği, davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiği, aynı taraflar arasında hakemde görülen 2007/1 nolu davada verilen kararın Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nce HUMK'na aykırı olarak bozulduğu kanaatiyle bu dava için bir etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle 01.04.2006 tarihli işletme lisans sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğine, bu nedenle davacının tazminat isteminin kabulü ile 3.868.661,10 YTL'nın davalıdan tahsiline, davacı tarafından davalıya verilen iki adet teminat mektubunun davalı tarafından davacıya iadesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın temeli davalı T
Gıda San. ve Tic. A.Ş. tarafından yapılmış olan Franchise Sözleşmesi'nin feshi işleminin hukuka aykırı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
İTO Tahkim Bürosu nezdinde görülmüş ve sonuçlanmış olan 2007/1 sayılı davalı şirketin davacısı olduğu, davacı K
Girişim Organizasyon Ltd. Şti. ile ortakları S. K. ve T. S.'nün davalı oldukları davada verilen hakem kararı Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2008/262 Esas, 2008/2138 Karar sayılı ilamıyla esastan bozulmuş ve anılan Dairece T
Gıda San. Tic. A.Ş.'nin feshinin kusurlu olmadığı belirlenmiş, yeniden teşkil eden hakem heyetince de Yargıtay'ın bu kararı doğrultusunda 20.10.2008 tarihinde T
Gıda A.Ş.'nin feshinin haklı olduğuna karar verilmiş ve anılan karar Yargıtay'ca onanarak kesinleşmiştir.
Buna karşın temyize konu 2007/4 sayılı dosyada hakemlerce sözleşmenin davalı tarafından haklı feshedildiğine dair kesinleşmiş hakem kararına rağmen Davalı firma tarafından davamıza da konu lisans sözleşmesinin feshi nedeniyle açılan ve İTO Tahkim Kurulu'nun 2007/1 numaralı dosyasıyla görülen sözleşmenin feshi nedeniyle cezai tazminat ve itiraz iptali konulu davada sözleşmenin haksız feshedildiği yönünde oyçokluğuyla karar verilmiştir. Ancak dosyanın temyiz edilmesi üzerine, Tahkim Kurulumuzun incelemesine de konu olan davanın gerek feshe konu sözleşmenin gerekse de taraflarının aynı olması nedeniyle davamızı da birebir ilgilendirdiği göz önüne alınarak tarafımızca temyize giden 2007/1 nolu dava dosyasının akibetinin bekletici mesele yapılmasına karar verilmiştir. İşbu davanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 15. Hukuk Dairesi tarafından söz konusu karar bozularak dönmüştür. Yargıtay'dan bozularak gelen bu davanın Yargıtay tarafından HUMK'nun kurallarına aykırı davranılarak karar verildiği yönünde hakem heyetimize kanaat oluşması nedeniyle Yargıtay'ın vermiş olduğu kararın tarafımızca tahkim incelememize konu davamıza bir hükmü olmamıştır. denilmek suretiyle davalının sözleşmenin feshinde haksız olduğu sonucuna varmışlardır. Burada hemen belirtilmesi gereken husus hakem kararlarının da HUMK'nun 237 nci maddesi anlamında kesin hüküm oluşturacağı ve tarafları bağlayacağı kuşkusuzdur. Somut olayda kesin hüküm niteliği kazanan hakem kararıyla davacının (bu davada davalı) sözleşmenin feshinde haklı olduğu sabit olduğuna göre, artık sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini iddia ve ispat etmeye yasal olanak yoktur. Hakem kararı kesinleşen kısım için müktesep hak teşkil edeceğinden buna aykırı yeni bir hakem kararı verilmesi hakemlerin yetkileri dışında bir hususta karar vermeleri demek olduğundan HUMK'nun 533/3 üncü maddesi hükmü gereğince temyize konu hakem kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 17.12.2008 tarihli hakem kararının BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy