(818 S. K. m. 45)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.09.2008 gün ve 2005/162-2008/277 sayılı kararı bozan Daire'nin 07.07.2009 gün ve 2008/13871-2009/8412 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili ve davalılardan Allianz Sigorta A.Ş. vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili asıl ve birleştirilen davalarda müvekkillerinin murisleri Servet ve Aşır Bakadur'un işyerinin bodrum katında çalışırlarken LPG tüpünden sızan gazdan zehirlenerek öldüklerini, tüp gaz sorumluluk sigortacısı ve tüpün üreticisi olan davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek, destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze ve defin giderlerinin davalılardan, manevi tazminatın ise sigorta dışındaki davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacılardan Allianz Sigorta A.Ş. vekili, müvekkilinden poliçe limiti dahilinde gerçek zararın istenebileceğini savunmuştur.
Davalı BP Petrolleri A.Ş. vekili, müvekkiline husumet düşmeyeceğini, üreticinin BP Gaz A.Ş. olduğunu savunmuştur.
Birleştirilen dava davalısı BP Gaz A.Ş. vekili müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, BP Pet. A.Ş. dışındaki tarafların temyizi üzerine Dairemizce davacılar ve davalılardan BP A.Ş. yararına bozulmuştur.
Davacılar vekili ve davalılardan Allianz Sigorta A.Ş. vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
Taraflar arasındaki davadan dolayı yerel mahkemece verilen kararın davalılardan Allianz Sigorta A.Ş. vekilince süresi içerisinde yöntemince temyiz edilmiş olmasına karşın Dairemizin temyiz incelemesi sırasında bu başvurunun gözden kaçırılmış olması nedeniyle karar düzeltme isteminin kabulü ile anılan tarafın temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi:
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan Allianz Sigorta A.Ş. vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, mümeyyiz davalı tarafından düzenlenen Oto Dışı - Endüstriyel Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile kişi başına ölüm teminat limiti olarak (40.000.000.000) TL gösterilmiş olması karşısında Servet Bakadur'un ölümü nedeniyle eşi ve çocuğu olan davacılardan Güler, Yücel ve Gülcan Bakadur'un uğradıkları destekten yoksun kalma zararlarından dolayı isteyebilecekleri tazminattan sigortacının sorumluluğunun bu davacıların ölen destekleri için verilen teminat tutarından ibaret olduğu düşünülmeden hüküm fıkrasının (4) nolu bendiyle bekar olarak ölen Aşır Bakadur'a tekabül eden limitin dahi hesaplanan maddi tazminatın adı geçen Servet Bakadur'un birinci zümre mirasçısı davacıların destekten yoksun kalma zararları bölümünü de karşılayacak biçimde karar verilmek suretiyle sigortacı sorumluluğunun ağırlaştırılması doğru bulunmamıştır.
3- Davacı tarafın karar düzeltme itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacılar ve davalılardan BP Gaz A.Ş. vekillerinin temyiz itirazları incelenerek yapılan bozmanın (2) nolu bendiyle Servet Bakadur'un davada yer almayan 1987 ve 1989 doğumlu diğer 2 çocuğunun isteyebilecekleri destekten yoksun kalma tazminat tutarları dikkate alınmadan bu murisin sadece 2 çocuğu var imiş gibi hesap yapılarak karar verilmesinin doğru olmadığından söz edilerek hükmün davacılar yararına bozulması yoluna gidilmiş ise de, önceki paragrafta belirtilen bozma nedeninin içeriği karşısında böyle bir bozma mülahazasına gerek kalmadığı gibi, esasen o yoldaki bozmanın özü bakımından davacılar yararına sonuç doğurmayacağı ve bozmaya uyulması halinde maddi tazminat unsurlarının ve bu arada murislerden Servet Bakadur'un davacı sıfatı taşıyan mirasçılarının destekten yoksun kalma zararlarının açıklanan ilkeye göre hüküm altına alınmasının tabii bulunmasına nazaran değinilen bent bozma bendi kaldırılarak davacı sigortacının temyiz itirazları incelenerek verilen işbu ilamın davacılara tebliği suretiyle anılan tarafa karar düzeltme yoluna başvurma olanağı tanınacağının zorunlu olması nedeniyle bu yolun kullanılması halinde ilk temyiz sonucuna yönelik dermeyan edilenlerle birlikte tüm karar düzeltme itirazlarının bir bütün olarak daha sonra incelenebileceği dikkate alınarak bu evrede davacılar vekilinin karar düzeltme itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentteki nedenlerle davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile ilk temyiz incelemesi sırasında hataen yapılmayan temyiz itirazlarının incelenmesi sonucu diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı Allianz Sigorta A.Ş. yararına BOZULMASINA, davacılar vekilinin bu bozmaya karşı karar düzeltme yoluna başvurma olanağı bulunduğundan ilk temyiz sonucuna karşı vaki karar düzeltme itirazlarının şimdilik incelenmemesine, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalı Sigorta'ya iadesine, ödediği karar düzeltme harcın isteği halinde karar düzeltme isteyen davacılara iadesine, 22.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy