(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada A... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25/05/2009 tarih ve 2008/2011-2009/563 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi E. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin bilgisi dışında davalı bankanın Antalya Şubesi nezdindeki hesabından 3.000 TL'nin internet bankacılığı yoluyla başka bir hesaba EFT edildiğini, meydana gelen zarar nedeniyle davalının objektif özen yükümünün olduğunu ileri sürerek, 3.075 TL'nin olay tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereğince davacının herhangi bir talep hakkının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, güven kurumu olarak görev yapan bankaların objektif özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesinden kaynaklanan hafif kusurlarından dahi sorumlu oldukları, bu nedenle gerekli özeni göstermeyen davalı bankanın davacının uğradığı zararı ödemekle yükümlü bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.075 TL tazminatın 23.07.2008 tarihinden itibaren işleyen reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka nezdinde açılmış bulunan hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu başka bir hesaba aktarılması ve aktarılan hesaptan üçüncü bir kişi tarafından çekilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece hiçbir inceleme ve araştırma yapılmadan bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysaki mahkemece davacının iddiaları ile davalının savunması üzerinde durularak tarafların dayandıkları olguları ispata yönelik kanıtlarını sunma olanağını kendilerine tanıyarak kanıtları toplaması, dayanılan kanıtlar toplandıktan sonra davaya konu işlemlerle ilgili alanda uzmanlığı bulunan bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak olayın oluş şeklinin belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre davaya konu işlemlerin davacının kullandığı ve saklaması gereken şifre ve sisteme giriş bilgileri ile yapılıp yapılmadığı, bu bilgilerle yapılmış ise bu durumun davacının kusurundan mı yoksa bankanın güvenlik sistemindeki kusurlardan mı kaynaklandığının belirlenmesi, bu yönün ortaya çıkarılması için gerektiğinde olay tarihinde bankanın kullandığı bilgisayar sistemi üzerinde bilirkişilerin incelemede bulunması ile somut olayın ne şekilde gerçekleştirildiği, davacının kullandığı ve özenle saklaması gereken sisteme giriş bilgilerinin hangi yoldan elde edilmiş bulunduğu hususlarının açıklığa kavuşturularak ve taraflar arasında imzalanan bankacılık hizmetlerine ilişkin sözleşme hükümleri de göz önüne alınarak tarafların oluşan zarardaki kusur ve sorumluluklarının sağlıklı bir şekilde tayin ve takdiri ile ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan yönler üzerinde durulmadan, gerekli deliller toplanmadan, çözümü özel ve teknik bilgi gerektiren somut olayda bilirkişi incelemesi yaptırılmadan doğrudan davalı bankanın sorumluluğuna hükmedilmesi sureti ile eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy