(3167 S. K. m. 10, 16)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Malatya 1. Asliye hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.03.2009 tarih ve 2009/76-2009/133 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gerçeği görüşülüp düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı müşteri arasında çek taahhütnamesi imzalanarak davalıya çek yaprakları verildiğini davanın keşide ettiği bir kısım çeklerin karşılıksız çıktığını, davacının elinde bulunan ve müvekkili bankaya iade etmediği çek yapraklarının da karşılıksız çıkması halinde bankanın sorumlu olduğu bedeli ödemek zorunda kalacağını ileri sürerek, davacı elindeki 47 adet çek yaprağının iadesine, bunun mümkün olmaması halinde bankanın sorumluluk miktarı olan 20.445.00 TL'nin davalı tarafından depo edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece; iddia ve dosya kapsamına göre, çek yapraklarını nasıl iade edileceğinin 3167 sayılı yasada düzenlendiği, davacı bankanın çek yapraklarının iadesini isteyemeyeceği ve banka tarafından ödenen bir çek tazminatı bulunmadığı ihtimale dayalı olarak depo edilme kararı verilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava banka müşterisine teslim edilen çek yapraklarının iadesi veya bankanın her bir çek yaprağı için karşılıksız çıkması durumunda tazminle yükümlü olduğu bedelin ihtiyaten depo edilmesi istemine ilişkindir.
Çek yapraklarının karşılıksız çıkması durumunda davacı bankanın ödemek zorunda bulunduğu tazminata ilişkin olarak bu bedelin depo edilmesi talebinin yazılı gerekçeyle reddi doğru olmamıştır. Zira, taraflar arasındaki 12.11.2007 tarihli çek taahhütnamesi sözleşmesi hükümleri uyarınca riskleri teminat altına alma yetkisi davacı bankaya davalı tarafından tanınmış bir hak olup, açıkça depo ibaresi yer almasa da sözleşme içeriğine göre davacı banka henüz tazminat ödemese dahi bu yönde davalı müşterisinden teminat isteme hakkına sahip olduğunun kabulü gereklidir.
Bu nedenle mahkemece davalı elinde bulunan ve henüz iade edilmeyen çek yapraklar için bankanın sorumlu olduğunu tazminat miktarının depo edilmesine ilişkin talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 23.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy