(1086 S. K. m. 9, 21) (554 S. KHK m. 49) (551 S. KHK m. 137)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 16.05.2008 tarih ve 2007/806-2008/336 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi E. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının kendinden kapaklı sızdırmaz gıda saklama kabını TPE 29.03.2002 tarihinde 2002/00861 sayısı ile faydalı model olarak tescil ettirdiğini, davalının üç defa müvekkili hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, işyerinde arama ve el koyma işlemi yapıldığını, adı geçen faydalı modelin hükümsüzlüğü için Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/206 esas ile dava açtıklarını, mahkemece alınan bilirkişi raporunda saklama kaplarının yenilik unsuru taşımadığının belirlendiğini, davalının bunun üzerine dava sonuçlanmadan TPE tescilli faydalı modelden vazgeçtiğini, mahkemece davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, ayrıca davalının İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı suç duyuruları hakkında takipsizlik kararı verildiğini, davalının hak sahibi olmadığı belgeye dayanarak müvekkilinin işyerlerinde arama ve el koyma yaptırarak, saklama kabı üretimini engelleyerek firmanın ticari itibarını zedelediğini ileri sürerek 1.000 TL maddi ve 25.000 TL manevi tazminatın yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 554 KHK 49/g maddesi gereğince yetkili mahkemenin davalının ikametgahının bulunduğu yer, şayet daha önce açılmış dava mevcut ise ilk davanın açıldığı yer mahkemesinin yetkili olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın haksız rekabet ve haksız fiile dayalı maddi ve manevi tazminat davası olduğu, 554 KHK 49/g, 551 KHK 137/son maddeleri gereğince davanın davalının ikametgahı mahkemesinde açılması gerektiği, faydalı modelin hükümsüzlüğü davasının Adana Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açıldığı, haksız fiilin davalının işyerinin bulunduğu Adana ilinde meydana geldiği gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız fiile dayalı tazminat istemine ilişkin olup HUMK 9 ve 21. maddeleri gereğince yetkili mahkeme ya davalının ikametgahı ya da haksız fiilin vuku bulduğu yer mahkemesidir. Bir davanın görülmesi sırasında birden fazla mahkemenin yetkili olması durumunda seçim hakkının davacıya ait olduğu tartışma götürmeyecek şekilde açıktır.
Somut olayda, davacının dilekçesinde belirttiği haksız arama ve el koyma eylemleri İzmir'de gerçekleşmiştir. Davacı, davasını İzmir'de açmak suretiyle seçimlik hakkını haksız fiilin vuku bulduğu yerde kullanmıştır. Bu durumda Mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy