(6762 S. K. m. 355, 366, 367)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.8.2009 tarih ve 2009/103 - 2009/102 Sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi tarafların vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Erhan Köse tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Tespit ve tedbir isteyenler vekili, müvekkillerinin 30.7.2009 tarihinden itibaren % 58,4 hisse çoğunluğuna ulaştığını, yasa hükümleri gereğince yönetim kurulu tarafından olağanüstü genel kurulun toplantıya çağrılması gerektiğini, ancak ihtarlara rağmen kendilerine olumlu cevap verilmediğini, azınlığa düşen yönetim kurulunun şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek, olağanüstü genel kurula kadar şirketin banka hesaplarına tedbir konulmasını, şirketi borçlandırıcı işlem yapılmasının önlenmesini, şirket harcamalarının usule uygun olup olmadığı, şirketin aktif ve pasiflerinin belirlenmesi konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, şirkete kayyım atanmasını, talep ve dava etmişlerdir.
Aleyhine tespit ve tedbir istenen vekili, davanın eda davası şeklinde açılabileceğini, tespit davasıyla talepte bulunulamayacağını, şirketin organsız kalmadığını kayyım atanmasının talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece duruşma açılarak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, yönetim kurulunca yapılan işlemlerin anasözleşme ve iyiniyet kurallarına uygun olduğu, ihtiyati tedbir ve kayyım atanmasını gerektirir yeterli sebep bulunmadığı, T.T.K.nun 367. maddesi gereğince en az % 10 hisseye sahip ortakların şirketi olağanüstü genel kurula çağırabilecekleri gerekçesiyle tespit ve tedbir isteyenlere şirketi olağanüstü genel kurula çağırma yetkisi verilmesine, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, tarafların vekilleri temyiz etmiştir.
1-) Dava, davalı anonim şirket genel kurulunun olağanüstü toplanmasına yetki verilmesi istemine ilişkin olup, T.T.K.nun 367 nci maddesine göre şirket azınlığının genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırma hususunda yetki talebinde bulunabilmesi için öncelikle ve sırasıyla yönetim kuruluna ve denetçilere başvuruda bulunması gerekmektedir. Buna göre, pay sahiplerinin T.T.K.nun 366 ncı maddesinde yazılı istemleri, yönetim kurulunu ve aynı yasanın 355 inci maddesi uyarınca denetçiler tarafından makul süre de nazara alınmadığı takdirde, azınlık hakları sahibi veya sahipleri, mahkemeden genel kurulun toplantıya davetini veya istedikleri hususun gündeme konulması için kendilerinin yetkili kılınmasını isteyebilirler.
Yukarıda yapılan açıklamalara göre somut olaya gelince; davacılar işbu davayı 12.8.2009 tarihinde açmış olup, genel kurulun olağanüstü toplantıya çağrılmasına ilişkin yönetim kuruluna hitaben düzenlenen ihtarname 6.8.2009 tarihinde tebliğ edilmiş ve bu talebe ilişkin olarak makul süre beklenmeden, davanın açıldığı tarihten bir gün sonra 13.8.2009 tarihinde aynı istemi içerir ihtarname denetim kuruluna tebliğ edilmiştir.
Bu itibarla, davacıların taleplerinin anılan kanun maddelerine uygun olup olmadığı değerlendirilmeden, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
2-) Bozma sebep ve şekline göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle sair temyiz itirazlarının bozma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edenlere iadesine, 23.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)