(818 S. K. m. 45, 47) (6762 S. K. m. 4, 5, 21) (4077 S. K. m. 4, 23)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kartal Asliye 3.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08.09.2009 tarih ve 2003/1272-2009/358 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan E... A.Ş. ile Ak Sigorta A.Ş. tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, 09.12.2003 tarihli dava dilekçesiyle, müvekkillerinden M. ve M.'nin oğlu, diğer müvekkillerinin ise kardeşi olan M. Y.'nın 09.12.2001 tarihinde evlerinin banyosunda bulunan LPG tüplü şofbenden sızan gaz nedeniyle karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu vefat ettiğini, bu nedenle müvekkillerinin derin acı ve ızdıraba düştükleri gibi desteklerini de yitirdiklerini, ölüm olayından LPG tüpünün üreticisi davalı E... A.Ş. ile tüpgaz zorunlu sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinin sorumlu olduklarını ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000.000.000 TL maddi, 18.000.000.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı sigorta şirketinin sadece maddi tazminattan ve poliçe limitiyle sorumlu kılınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş; 05.05.2009 tarihli dilekçesi ile de maddi tazminat talebini 45.013 TL (45.013.000.000 TL) 'na çıkarmıştır.
Davalı E... A.Ş. vekili, davaya cevabında, olaya sebebiyet veren LPG tüpünün müvekkillerine ait olduğunun ispatlanması gerektiğini, olaydan ötürü müvekkiline kusur ve sorumluluk isnadının mümkün bulunmadığını, ıslahla artırılan tutar için davanın zamanaşımına uğradığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı Ak Sigorta A.Ş. vekili, ölüm olayının doğrudan gaz sızmasına dayalı meydana gelmediğini, şofbenin yanlış montajından kaynaklandığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davacılar vekillerinin 15.05.2009 tarihli dilekçeleri uyarınca davaya dahil edilen Arçelik A.Ş. vekili, müvekkilinin davaya dahil edilmesinin usule aykırı olduğu gibi zamanaşımının geçmiş bulunduğunu savunarak davacı taleplerinin reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece taraf delilleri toplanarak yapılan yargılama sonucunda, davanın 4077 sayılı Yasa'nın 4. maddesine dayalı olduğu gerekçesiyle aynı yasanın 23. maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine hükmedilmiştir.
Karar, davalılardan E... A.Ş. ile Ak Sigorta A.Ş. tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, karbon monoksit zehirlenmesine bağlı olarak meydana geldiği ileri sürülen ölüm olayı nedeniyle BK'nun 45 ve 47. maddelerine dayalı olarak açılmış bir maddi-manevi tazminat isteminden ibaret olup husumet LPG tüpünün üreticisine ve onun mali sorumluluğunu üstlenen sigortacıya yöneltilmiştir. Dava bu yönüyle, TTK'nun sorumluluk sigortalarına ait hükümleri ve Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile TTK'nun 4/1. ve 21/1. maddeleri uyarınca mutlak anlamda bir ticari dava niteliğinde olup, davanın TTK'nun 5/2. maddesi uyarınca Ticaret mahkemesinde görülmesi gerekir. Bu nedenle, mahkemece, davanın 4077 sayılı Yasa kapsamında kabul olunarak görevsizlik kararı verilmesi hatalıdır. O halde, mümeyyiz davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkeme hükmünün sair yönleri incelenmeksizin öncelikle bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle yerel mahkemece verilen görevsizlik kararının BOZULMASINA, kararın mahiyetine göre mümeyyiz davalıların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 02.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy