(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nce verilen 31.01.2008 tarih ve 2005/261-2008/24 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilince verilen yükleme, navlun/liman hizmetlerine ilişkin bedelleri ödemediğini, tahsiline yönelik başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu ödemenin dava dışı alıcı adına davacı şirket temsilcisi Anibal Başaran'a ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiş, % 40'tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının davacı temsilcisi Anibal Başaran vasıtasıyla satın alana yükü sevk etmek üzere ilişkiye girdiği, davacı ile yükleten davalı veya gönderilen arasında düzenlenmiş bir üst taşıma belgesinin olmadığı, sevkiyatta kullanılan konişmentolar da ise davacının herhangi bir sıfatla yer almadığı, bu nedenle davacının taşıma ücreti talep hakkının bulunmadığı, davalının yaptığı ödeme ile navlun ücretini ödediği, bu ödemeyi tekrar davacıya yapması gerekmediği, davacının navlun ücreti dışında bu sevkiyat dolayısıyla aracılık faaliyetinde bulunmuş olması halinde kararlaştırılan aracılık türünü ve gördüğü hizmetin kapsamını kanıtlamak zorunda olduğu, oysa davacının bu yönde somut iddia ve isteminin bulunmadığı, davacının davalının sevkiyatını gerçekleştirmesi için sözleşme yapılıp ifa edilir iken Anibal Başaran'ın temsilcisi olarak hareket etmesine karşı çıkmadığı, istihdam eden veya yardımcı şahsı kullanan sıfatı ile iyi niyetli şahıslara karşı yaratılan görüntünün sonuçlarına katlanmak durumunda olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görünmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, yükleme, navlun/liman hizmetine ilişkin bedellerin tahsiline yönelik başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen mahkemece, davalı tarafın tazminat istemi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy