(818 S. K. m. 41, 100) (6762 S. K. m. 117, 119)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nce verilen 11.6.2009 tarih ve 2008/204-2009/210 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi E. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı olan sac emtiasının davalı şirketlerin sorumluluğu altında deniz yolu ile Belçika'dan Mersin'e taşındığını, ancak tahliyesi yapıldığı sırada ruloların hasarlı olduğunun tespit edildiğini, davaya konu emtianın davalılara tam ve hasarsız olarak teslim edildiğini, yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucu tespit edilen zararın sigorta ettirene ödendiğini ileri sürerek, 7.504,52 TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalıların sıfatları belirtilmeden dava açıldığını, davalıların asıl taşıyan alt taşıyan olup olmadıkları konusunda bir iddia ve açıklamanın olmadığını, bir taşımada iki taşıyan olmayacağından davalılardan birine husumetin yanlış yöneltildiğini, hasarın usulüne uygun olarak tespit ve ihbar edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından, deniz yolu ile taşınacak davaya konu emtianın deniz nakliyat rizikolarına karşı sigortalandığı, sigortalanan emtianın hasarlanması üzerine davacının zararı ödediği, konşimento gereğince taşımayı davalılardan Empros Lines'in taahhüt ettiği, ancak taşımanın fiilen diğer davalı tarafından yapıldığı, konşimentonun asıl taşıyan tarafından düzenlendiği, dolayısıyla alt taşıyan ve adamlarının, asıl taşıyanın yardımcısı oldukları, bu kişilerin sözleşmeye aykırı davranışlarından asıl taşıyanın B.K.nun 100. maddesi gereğince sorumlu olduğu, alt taşıyanın ise B.K.nun 41. maddesi gereğince sorumluluğunun bulunduğu, asıl taşıyana izafeten acenteye karşı dava açılabilmesi için acentenin müvekkili nam ve hesabına sözleşme akdetmesinin ya da sözleşme kurulması hususunda aracılık etmesinin gerektiği. M... Gemi Acenteliği isminin sadece olaylar çizelgesinde geçtiği, Navigation Maritime Bulgare nam ve hesabına işlem yaptığının zımnen anlaşıldığı, Empros Lines'in acenteliğini yapmamış olması sebebiyle aleyhine dava açılamayacağı, emtianın hasara uğramasından dolayı alt taşıyanın haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olduğu, T.T.K.nun 117. ve 119. maddelerinin ise sözleşmeden doğan uyuşmazlıklara dair olduğu, bu sebeple S... Denizcilik ve Taş. Ltd. Şti.'ne karşı da dava açılmayacağı gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, deniz taşımasından kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davaya konu taşımanın Empros Lines tarafından taahhüt edildiği, fiilen ise diğer davalı tarafından gerçekleştirildiği, konşimentonun asıl taşıyan tarafından düzenlenmiş olması sebebiyle alt taşıyan ve adamlarının asıl taşıyanın yardımcısı oldukları, bu kişilerin sözleşmeye aykırı davranışlarından asıl taşıyanın B.K.nun 100. maddesi gereğince sorumlu olduğu, alt taşıyanın ise B.K.nun 41. maddesi gereğince sorumluluğunun bulunduğu gerekçede açıklanmış olup, esasen mahkemenin bu kabulünde bir yanlışlık bulunmamaktadır. Ancak, her ne kadar mahkemece asıl taşıyanın acentesinin M... Gemi Acenteliği A.Ş. olmadığı gerekçesiyle dava husumetten reddedilmiş ise de, davalılar vekilince verilen cevap dilekçesinde, söz konusu taşımadaki acentenin M... Gemi Acenteliği A.Ş. olduğu kabul edilmiş olup, kaldı ki bu şirketin acente olmadığı anlaşılsa bile bu durumun temsilcide yanılma teşkil etmesi sebebiyle davanın doğru acenteye yöneltilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, taşımayı fiilen gerçekleştiren şirkete izafeten dava acente olduğu ileri sürülen S... Denizcilik ve Taş. Ltd. Şti.'ne karşı açılmış olup, haksız fiilden doğan sorumluluklarda acenteye husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de, dava dilekçesinde taşımayı gerçekleştiren asil de davalı olarak yer aldığına göre, davacıdan asile karşı davaya devam etmek isteyip istemediğinin sorularak, devam etme iradesini açıkladığı takdirde asile tebligat yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu sebeple de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 14.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy