(2004 S. K. m. 257, 265)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.07.2009 tarih ve 2009/614 - 2009/614 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlu Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Muteriz vekili, müvekkilinin alacaklı olduğunu iddia eden tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, ihtiyati hacze konu edilen senedin müvekkili şirketçe tanzim edilmemiş olduğunu, ihtiyati haciz kararının kanuna aykırı olarak verildiğini ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Alacaklı vekili, yapılan itirazların yasal dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, itirazın reddini istemiştir.
Mahkemece; duruşmalı açılarak yapılan inceleme sonunda imza inkar edildiğinden ihtiyati haciz sebebinin şüpheli hale gelmiş olduğu gerekçesiyle itirazın kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, alacaklı Kerim Önder Akın vekili temyiz etmiştir.
İstem, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ilişkindir. Alacaklı Kerim Önder Akın tarafından bonoya dayalı olarak borçlu Venüs Turistik Tesisleri ... Ltd. Şti. hakkında ihtiyati haciz kararı alınmış, anılan borçlu şirket tarafından verilen ihtiyati haciz kararına itirazda bulunulmuştur.
İİK. nun ihtiyati haciz şartlarını düzenleyen 257 nci maddesinde vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını, alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiştir. İhtiyati haczin bir para alacağının ödenmesini güvence altına alan tedbir niteliğinde bir kurum olması nedeniyle mahkemece bu yöndeki istem değerlendirilirken gerçeğe benzerlik karinesi ile hareket edilmelidir. Somut olayda, borçlusu muteriz şirket olan, bu şirketin kaşesi üzerine atılmış imzanın bulunduğu bonoya dayalı olarak ihtiyati haciz isteminde bulunulduğu anlaşılmıştır. Borçlu şirket ihtiyati haciz kararına yaptığı itirazda dayanak senedin şirket tarafından tanzim edilmediğini ileri sürmüştür. Borçlu tarafından ileri sürülen söz konusu itirazın yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi ancak açılacak bir davada yapılacak yargılama sonucu açıklığa kavuşturulacağından bu hususun ihtiyati haciz aşamasında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu durumda haklı olup olmadığının tespiti yargılama yapılmasını gerektirir bir itiraz nedenine dayalı olarak ihtiyati haciz kararının kaldırılması istenemeyeceğinden borçlunun İİK. nun 265 nci maddesine uygun bulunmayan itirazlarının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile itirazın kabul edilerek ihtiyati haczin kaldırılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle alacaklı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın alacaklı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy