(1163 S. K. m. 62)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21/09/2007 gün ve 2003/640-2007/534 sayılı kararın Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. P. Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların müvekkili kooperatifin 03.02.1996-02.02.1997 döneminde yönetim kurulu başkanı ve üyesi olarak görev yaptıklarını, davalı yöneticilerin kooperatife ilişkin inşaatların alt yapı, kanalizasyon ve elektrik tesisatlarının imali için dava dışı Dosa Turizm İnş.Ltd.Şti. ile toplam 6.200.000.000 TL bedel karşılığında 14.06.1996 günlü bir sözleşme imzaladıklarını, sözleşme bedelinin aylık ödemelerle dava dışı şirkete ödendiğini, davalıların işin yapımı ile ilgili olarak sunulan teklifleri doğru biçimde değerlendiremediklerini, işi yapacak firmanın seçiminde sorumlu ve basiretli bir yönetici gibi davranmadıklarını, işe başlanıldıktan sonra da işi üstlenen firmanın kendisine taahhüt edilen tüm paraları tahsil etmesine rağmen ön görülen 6 aylık sürede işi bitirip teknik eleman nezdinde teslimini yapmadığını, yapılan işlerin ve kullanılan malzemelerin standartlara uygun olmadığının, birçok işin eksik bırakıldığının ve en önemlisi işlerin kontrol edilerek teknik eleman nezdinde teslim edilmediğinin anlaşıldığını, davalıların gerçekleştirdiği bu ihale yüzünden kooperatifin zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000.000.000 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Z. D. ve K. N. vekili, müvekkillerinden K. N.'ın davaya konu işin verildiği tarihte yönetim kurulu üyesi olmadığını, bu sebeple kendine hiçbir biçimde sorumluluk yüklenemeyeceğini, müvekkillerinin yönetimde oldukları dönemde üzerlerine düşen yönetim ve denetim görevinin gereğini yerine getirmiş bulunduklarını, genel kurullarda ibra edilmiş olduklarını, kooperatifin zarara uğramadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı A. A. vekili, davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve bütün dosya kapsamına göre, olayda davalıların kooperatife zarar verme kasıtlarının mevcut olmadığı gibi kusur ve ihmallerinin de bulunmadığı, ihale aşamasının bu konudaki kurallara ve uygulamaya uygun biçimde yapıldığı, olayda davalılara atfı kabil hiçbir kusurun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kooperatifin eski yöneticileri olan davalıların yönetimde bulundukları sırada kooperatifi zarara uğrattıkları iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Davalıların yönetimde bulundukları sırada dava dışı Dosa Turizm İnş.Ltd.Şti. ile kooperatif inşaatlarının alt yapı, arıtma tesisi, elektrik ve telefon dağıtım şebekesinin yapımı işleri konusunda bir eser sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşme uyarınca dava dışı şirketin sözleşme gününden itibaren sözleşmeye konu işleri 6 ay içerisinde bitireceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Davacı kooperatif tarafından sözleşme bedelinin ödenmesine rağmen dava dışı şirketin sözleşme uyarınca üstlendiği işleri eksik ve ayıplı biçimde imal etmiş olduğu, bu sebeple eksik ve ayıplı olarak yapılan imalatların giderilmesi için başka firmalar ile anlaşıldığı, davacı kooperatifin bu sözleşme sebebiyle zarara uğradığı, sözleşmede kararlaştırılan bedelin tam olarak ödenmesine rağmen sözleşme ile kararlaştırılan işlerin eksik ve ayıplı olarak yapıldığı hususları bütün dosya kapsamından anlaşılmış olup, davacı kooperatifin uğradığı bu zarar sebebiyle anılan müteahhit şirkete karşı açtığı davada da davacının uğradığı zararın tespit edilerek hüküm altına alınmış olduğu ancak dava dışı şirketin adresten ayrılması ve teminat olarak verdiği çekin karşılıksız çıkması sebebiyle davacı kooperatifin alacağına kavuşamadığı, bu biçimde zararının tazmin edilmemiş olduğu da anlaşılmıştır. Davalıların yönetici olarak göstermeleri gereken dikkat, özen ve sorumluluk gereği olarak dava dışı şirketin yaptığı işleri yerinde denetlemeleri, kontrol etmeleri, gerektiğinde bu konuda uzman ve deneyimli teknik bir elemanın görevlendirilerek yapılan işlerin yeterlilik ve kalitesinin tespiti, kabule uygun olup olmadığının belirlenmesi, uygun olmayan imalatların tespiti halinde bu konuda davalıya gerekli uyarıda bulunularak akde uygun hareket etmesinin sağlanması ve davalının yaptığı işe göre hak ettiği sözleşme bedelinin ödenmesi gerekirken, davalı yöneticilerin bu hususlara aykırı hareket ettikleri, bir yöneticiden beklenen basireti göstermedikleri anlaşıldığından meydana gelen zarardan sorumlu olduklarının kabulü gerekir. Buna göre mahkemece davacı kooperatifin uğradığı zararın dava dışı müteahhit firmadan halen tahsil edilemediğinin de anlaşılması karşısında tahsilde tekerrür yaratmayacak biçimde davalılardan tahsiline karar verilmesi, ancak davalılardan yargılama sırasında ölen K. N.l'ın davaya konu sözleşmede imzasının olmadığı anlaşıldığından anılan davalının sorumluluğuna ait yapılacak değerlendirmede bu yöneticinin hangi tarihte görev yaptığı ve sözleşmenin uygulanmasına hangi aşamada katıldığı hususlarının da tespit edilerek meydana gelen zarardaki sorumluluğunun tartışılması ve buna göre bu davalının hukuki durumunun tayin ve tespitinin de gerektiği nazara alınarak işbu sorumluluk davasının sonuçlandırılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy