(6762 S. K. m. 724) (818 S. K. m. 44, 100)
Dava: Taraflar arasında görülen davada B. 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 3.6.2009 tarih ve 2005/511-2009/238 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. G. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket çalışanı davalı Ş. V.'in şirkete ait 3196497 sayılı boş çek yaprağını çalıp 15.000,00 TL bedel yazarak imzalayıp diğer davalı A. Ş.'e ciro ettiğini, davalı A. Ş.'in de bu çeki keşide tarihinde davalı bankadan tahsil ettiğini, müvekkilinin durumu öğrendikten sonra suç duyurusunda bulunduğunu, davalı bankanın ödeme yaparken keşideci imzasını denetlemediğini, bankanın ödeme sırasında gereken dikkat ve özeni göstermediğini ileri sürerek, 15.000,00 TL'nin ödeme tarihten itibaren işleyecek faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, çekte bulunması gereken esaslı unsurların bulunduğunu, buna dayanarak bankanın ödeme yapmaktan kaçınmasının mümkün olmadığını, olayda bankaya kusur yükletilemeyeceğini, çekin çalınmasından hemen sonra davacının müvekkili bankaya ihbarda bulunmadığını, davaya konu çekin bulunduğu çek koçanından pek çok çek keşide edilmesine rağmen davaya konu çekin çalındığının fark edilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının ağır kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket çalışanı Ş. V.in boş çek yaprağını alıp işten ayrıldıktan sonra davalı A. Ş. ile anlaşarak davalı Ş.'un kendi el yazısıyla çeki düzenleyip, davalı A.'e verdiği, A.'in de davalı bankanın Santral Garaj Şubesi'nden çeki tahsil ettiğinin Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin dosyası ile sabit olduğu, davacı şirketin olay tarihindeki şirket yetkilisi A. A. olup imza sirkülerindeki imzası ile davaya konu çekte imza karşılaştırıldığında ayrıntılı bir incelemeye gerek kalmaksızın kolaylıkla farklı imzalar olduğunun anlaşılabileceği, çekin sahte düzenlendiğini kolaylıkla anlayabilecek koşulların olmasına karşın yeterli dikkat ve özeni göstermeyen banka görevlilerinin kusuru ile davacı şirketin hesabından 15.000,00 TL paranın çekildiği gerekçesiyle davanın kabulüyle 15.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.
Dava, sahte çekin ödenmiş olmasından doğan zararın T.T.K.nun 724. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir. T.T.K.nun 724. maddesinde Sahte veya tahrif edilmiş bir çeki ödemiş olmasından doğan zarar muhataba ait olur; meğer ki, senette keşideci olarak gösterilen kimseye kendisine bırakılan çek defterini iyi saklamamış olması gibi bir kusurun isnadı mümkün olsun şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Anılan yasa maddesi uyarınca, sahte veya tahrif edilmiş bir çeki ödemeden ötürü oluşan zarara banka katlanır. Keşideci, zararın doğmasına kusurlu davranışı ile sebep olmuşsa B.K.nun 44. maddesi uyarınca sorumludur. Gerek çeklerin muhafazası, gerekse diğer konularda keşidecinin yardımcı olarak kullandığı kişilerin kusuru (B.K.nun 100.) aynen keşidecinin kusuru gibi değerlendirilecektir. Somut olayda davacı keşidecinin işçisi olan Ş. V. davaya konu çeki hırsızlayıp sahte olarak doldurduktan sonra diğer davalı A. Ş.'e ciro ederek davalı bankadan çek bedelini tahsil ettiklerine göre, davalı banka çekteki imza ile davacının imza sirkülerini karşılaştırıp sahteliği tespit etmemesi sebebiyle ağır kusurlu kabul edildikten sonra, davacı çek keşidecisinin çek defterini iyi saklamamış olması, istihdam ettiği kişiyi iyi seçememesi ve çekin kaybolduğunu davalı bankaya bildirmemesi sebebiyle müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı banka yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy